Bir sonbahar günüydü ve rüzgar yine yaprakları oradan oraya savuruyordu. Merve’nin iç dünyasındaki düşünceler gibi… Merve, insanların onun hakkındaki fikirlerine gün boyu takılabiliyordu. Yürümeyi bırakıp bir banka oturdu ve mırıldanarak: “Hava sanki benim iç dünyamı yansıtıyor.” dedi.
Telefondaki yüz ifadesine baktı ve bir an kafasına taktığı insanların duygularının yansımasını hissetti. Aynada gördüğü kendinden çok başkalarının ona yüklediği duygulardı adeta. Ona yetersizlik hissi vermek isteyen bir kişi kolayca bunu başarabiliyordu ve günlerce aynada omzu düşük bir Merve’ye bakıyordu. En ufak iltifatta da yüzünde güller açıyordu. Niye bu kadar kolay etkileniyordu insanlardan? Bunu bir türlü anlayabilmiş değildi. Okulda bir olay olsa yüzündeki ifadeden herkes olanları anlayabilirdi. Arkadaşları ona bundan dolayı hem çok takılır hem de onu çok severlerdi.
Mezuniyet Telaşı
Okul yılları hızlı geçmişti. Üniversite bitmek üzereydi ve okulu başarıyla bitireceğinden dolayı çok mutluydu. Diğer mutluluğu arkadaşlarının sevinciydi. Birçok kız arkadaşı mezuniyetin arkasından hemen nişan veya düğün sürecine girecekti. Bu onu da çok memnun ediyordu. Ancak bir yandan da kendisini çok geri kalmış hissediyordu. Okul varken, ailesine karşı sorumlulukları varken kimseyle ilişki istemeyen kendisi olmuştu aslında.
Beklenmeyen Sevgi
Mezuniyet hazırlıkları sürdüğü günlerde kıyafet seçimleri ve çekimler derken zaman geçiyordu. O sıralar sınıftan arkadaşı olan Mert’ te bir farklılık sezdi. Sanki Merve nereye giderse onunla takılıyor ve ona daha farklı davranıyordu. Önce üstünde durmadı ve ona öyle geliyor diye düşündü. Sonra Mert, bir fırsatını bulup duygularını anlattı. Merve beklemediği bir şekilde mezuniyetten hemen sonra bir ilişki içinde buldu kendini. Kısa sürede birliktelikleri evlilik kararına döndü.
Aile Tanışması
Merve ailesinin kıymetlisiydi. Okulunu yeni bitirmiş ve henüz bir iş bulamamıştı. Babasına bu kararı söylemekte zorlansa da babası kızı mutlu olsun diye onu zorlamadı. Mert’in ailesi ile ilişkisi onunkinden farklıydı. Mert’in anne babası özlerinde iyi insanlar olsa da genelde başkalarına karşı soğuk duran ve katı davranışları olan kimselerdi. Merve
ne kadar hayat enerjisi ile dolu ise Mert’in anne babası tam zıttıydı. Kendi de bunun farkındaydı ve bundan dolayı da sevdiği kızla ailesini olabildiğince bir araya getirmemeye çalışıyordu. Eğer ilişkileri ciddiye binmeden anne babasını tanırsa kendisini de yanlış anlayabileceğinden korkuyordu Mert. Zamanla her şey rayına oturuyordu ve artık ailelerin tanışma zamanı gelmişti.
O gün Merve, ilk defa göreceği anne babayı heyecan ile bekliyordu ve kalbi pır pır atıyordu.
Zil çalınca kapıyı açtığında onları gülümseyen yüzüyle ve pembe yanaklarıyla karşılamıştı. O günün duygu yüzünden okunabiliyordu her zamanki gibi.
Merve’nin kapıyı açma şekli ile karşısında duran Mert’in anne ve babasının yüz ifadesi arasında çarpışma yaşandı bir
an. Duvara çarpmış gibi hissediyordu kendini. Soğuk, aşırı ciddi hatta somurtkan denilebilecek bir çift yüz vardı karşısında. Bu da Merve’nin yüzüne yansıdı ve omuzları, göz kapakları düşüverdi. Bir an kendini istenmemiş hissetti. Onları salona aldıktan sonra Mert arkadan geldi. Ona bakınca tahmin ettiği şeyin yaşandığını anlamıştı M Yüzündeki izler birkaç saniye önce yaşananları belgeliyor gibiydi.
Mert, Merve’nin omuzlarına dokunarak:
– Lütfen, anne babamın asık suratına bakma onlar hep öylelerdir. Sana karşı bir şeyleri yok. Sen ikimizle geçecek bir ömrü düşün lütfen.
Merve bunu birçok kez yaşıyordu ama bu kadar hayati kararlarına etki edecek bir şey olduğunu düşünememişti. Gözünü birkaç saniye kapalı tutup derin nefes aldıktan sonra:
“Nasıl da büyütmüşüm insanları! En mutlu günümde benim iz bırakmam gerekirken, bana iz bırakanlar onlar oluyor.” dedi kendi kendine.
Kendi Yüzünü Taşımak
O gün kimsenin ondan beklemeyeceği bir karar verdi ve karşısındaki kim olursa olsun omzunu düşürmeyecekti. Mutluluğunu yaşamak istiyordu ve bu kararın önüne kimsenin geçmesine izin vermeyecekti. Müstakbel kayınvalide ve kayınbabası ne kadar ciddi ise Merve o kadar güler yüzle ikramladı onları. Kendi anne babası şaşkınlık içinde izliyordu
onu. Kızlarının böyle insanlar karşısındayken nasıl kolay etkilenen bir yapısı olduğunu biliyorlardı çünkü. O gü kimseden etkilenmedi ve tebessümü hiç sönmedi.
Sonra birkaç ay içinde nişan, evlilik süreci ilerledi. Ne nişan ne evlilik ona zor gelmedi çünkü hayatındaki en büyük direncini o ilk tanışma günü kırdı. Mert’in anne babasını da olduğu gibi kabul etti.
Evlilik insana iyi gelir derlerdi de inanmazdı.
“Neyi iyi gelirdi ki?” diye düşünürdü. Evlilik, farklı mizaçlarda insanlarla ilişki kurmaya çalışmaktı. Bu süreç insanı çok geliştiriyordu.
Artık tabiatına zıt biriyle karşılaşsa da yüzü asılmıyor. O gün, aklına geliyor ve sadece tebessüm ediyordu. Öyle bir tebessümdü ki o, geçmişten nasıl bir güç getirdiğinin ve nasıl olgun olduğunun izini taşıyordu.
Bazen bir tebessüm,
Bazen bir gözyaşı,
Bazen bir söz,
Bir şeylerin izini taşır.
Ya bir başkasının izidir ya da bizim duygularımızın izidir.
O iz ki insanlardan ne kadar etkilenebilir olduğumuzu veya onları ne kadar etkileyebilir olduğumuzu da ispatlar.
11 Responses
Evlilik, farklı mizaçlarda insanlarla ilişki kurmaya çalışmaktı. Bu süreç insanı çok geliştiriyordu. Çok doğru :))
Hayatta en zorlandığım günü düşündüm şimdi. Yeni işe başladığım gün. O kadar zor öğrenmiştim ki şartları ne kadar zor olsa da çalıştığım kurumu değiştirmek istemiyordum. İşten çıkarılınca mecburen yeni işe girmiştim. Ama bu sefer daha hızlı öğrenmiştim. Sonraki iş yerinde daha da hızlı.
“Nasıl da büyütmüşüm insanları! En mutlu günümde benim iz bırakmam gerekirken, bana iz bırakanlar onlar oluyor.”
Bunu sık sık okumak gerekiyor.
Olaylardan çabuk etkilenen ve modunu düşüren birisi olduğunuzu bu duyguyu yaşadığınızı hayal edin lütfen.
Bu duygu halindeyken üzülüyoruz gülemiyoruz kırılgınakırılgan oluyoruz. Peki bunları biz çevremizden etkilenerek hissediyoruz. Neden biz yaşatalım niye tebessümlü olup motive edici olmayalım. Düşünsenize böyle biri olduğunuzu İnsan her aklına düştüğünüzde ,düşündüğünde tatlı bir tebessümle kendi kendine gülmez mi? Birisinin tebessüm sebebi olmak ne kadar kıymetli
Başkalarının tavrı değişmeyebilir ama bizim onlardan ne kadar etkileneceğimiz bizim seçimimizdir. En güzeli, kendi gülümsememizi koruyabilmektir. Kaleminize sağlık🌸
Doğru yapılan neyse onu her koşulda devam ettirmek çok önemli. Bu insanı hayatta daha güçlü ve samimi yapar. Kaleminize sağlık 😊
Bazen bir tebessüm,
Bazen bir gözyaşı,
Bazen bir söz,
Bir şeylerin izini taşır.
Ya bir başkasının izidir ya da bizim duygularımızın izidir.
Evett,,, gerçekten çok doğru… Ama çoğu kişi bunun farkında değil… Kaleminize sağlık, çok anlamlı bir yazı olmuş..
Evlilik, farklı mizaçlarda insanlarla ilişki kurmaya çalışmaktı. Kaleminize sağlık 🪻
Tebessümlü olmak. İletişime geçmemizi kolaylaştırıyor. Biz tebessümlü olunca karşı tarafta tebessümlü olabilir. Tebessümlü olmasada biz kendimize iyi geleni yapmış oluruz.
Bu hayatta insanoğlunun zorlandığı şeyler olacaktır. Asıl mesele bizim orada verdiğimiz doğru tepki.
Kaleminize sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş.
Doğru olanı yapmak insana çoğu zaman çok zor geliyor olsa da, sonrası çok huzurlu. Başındaki acıya rağmen dogru davranışları sergileyebilmek duasıyla… Teşekkürler🌸
Olaylara bu boyuttan bakmamıştım. Teşekkürler