Ufuk Çizgisi

Ufuk Çizgisi

2 dk okuma

Hepimizin hayalinde yeşillikler içinde, üç beş evden oluşan köyler vardır ya hani… Kuşların uçuştuğu, kuzuların koşturduğu sevimli köyler... Ahmet de böyle çok hanesi olmayan, sessiz bir köyde doğdu. Bu köy; etinden sütüne, havasından toprağına kadar her anlamda insana şifa bir yerdi. Burada yaşayan insanlar, çoğu kez ağaçlardan ötesini görmek istemezlerdi. Ahmet ise ağaç tepelerine tırmanıp uzakları seyretmeye bayılırdı. O birçok insandan daha uzaklara bakardı. Ufuk çizgisi diğer köylülerden çok daha genişti.

Ahmet köyünü çok severdi ancak, hayata dair daha uzaklara uzanan istekleri vardı.  Köyünün bereketli toprakları eğitim konusunda onu aynı şekilde ikramlamadı. Okumak için uzakta bir ilçeye gitmek zorunda kaldı. Okuldaki arkadaşları ondan farklı yaşantılara sahipti ama bu onu pek etkilemedi. Okumak onun için her şeyden daha önemliydi. 

Köyde her işin ucundan tutar, annesine ve babasına destek olurdu. İnsanların işine yaramak oldum olası hoşuna giderdi. Bundan dolayı da köyünde çok sevilirdi Ahmet.  Köyünden öte bir dünya daha vardı: Okulu ve arkadaşları… Orada da aynı Ahmet olmak istiyordu. Arkadaşlarına ve diğer insanlara faydalı olmalıydı. Bunu somut imkanlarla yapabilmesi pek mümkün olmuyordu. Babasının maddi durumu pek iyi değildi. Ahmet, köyden getirdiği keçi sütünü pazarlarda satar ve kitaplarını alırdı. Kıyafet ve ayakkabıları ya abilerinin ya da komşu çocuklarının küçülenleri olurdu. Okul arkadaşlarına ufak ikramları olsa da kendini yetersiz hissederdi. Teneffüslerde arkadaşlarıyla sohbet eder ve onların problemlerini dinlerdi. Üzgün olanları güldürür, eğlendirmeye çalışırdı. Dersi anlamayan arkadaşlarına ders anlatırdı. Bu verici yapısı okulda sevilmesini zaten sağlardı.

Daha fazla işe yarar olmakla ilgili açlığı onu daha büyüklerle de ilişki kurmakta marifetlendirmişti. Üniversite okumaya giden gençler yazın köye döndüğünde onlarla sohbet etmek hoşuna giderdi. Hemen onlarla arkadaşlık kurmaya çalışırdı. Kimse kendinden büyükler ile kurmaya çalıştığı arkadaşlığı anlayamazdı. Üniversiteyi bitirince ne olacaklarını sorardı. Okudukları meslekler ile insanlık için ne yapacaklarını merak ederdi. İnsan sadece bir güne sığacak işler yapamazdı ona göre. Çevresine katkısı sadece doğduğu topraklarla ve yaşadığı yıllarla sınırlı kalmamalıydı. Babasına destek olan Ahmet, insanlara ve hatta kendinden sonraki birçok insana da destek olabilen biri olmak istiyordu. İnsanlarla iletişiminde niyeti, sadece o gün zaman geçirmek değildi. Gelen abilerin anlattıklarından etkilenirdi.

Nasıl güzel konuştuklarını, insanlarla nasıl iletişim kurduklarını gözlemlerdi.

Çok sevdiği bir arkadaşı yanlış bir şey yapacağı zaman onu nasıl ikna edeceğini merak ederdi. 

Ahmet aslında ilişkilerinde bir ömür faydası olacak iletişim marifetlerini kazanmak istiyordu. 

Peki bizlerin insanlara sağladığı fayda ne kadar? 

İnsanlardan aldığımız fayda anlık ve kişisel çıkarlar üzerine mi kurulu? 

Anda ve kişilerde mi sıkıştık kaldık yoksa onlarca yıl birçok insana mı temas ettik? 

Ne kadar çok insana ne kadar geniş zamanda faydalı olmak istiyorsak ilişki marifetimiz o kadar gelişir bu hayatta… Bir o kadar da ufuk çizgimiz genişler…

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (34)

  • Berra dedi ki

    28 Şubat 2026

    Insanoğlunun fayda verdikçe fayda görmesi ….

    • Yağmur dedi ki

      3 Nisan 2026

      Bazen de çok kısa bir vaktin olur ama o kısacık vakitte öyle içten öyle samimi karşıdakinin ihtiyacını giderirsin ya da kısa bir sohbet edersin ki... hem kendine hem konuştuğuna şifa olur insan.

      Mesele vakit öldürmek mi vaktin kıymetini arttırmak mı?

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    28 Şubat 2026

    İnsanın kendini geliştirme ile ilgili açlığı onu yıllarca öteye götürebiliyor gerçekten

    • Demet K. dedi ki

      27 Mart 2026

      Evet, doğru niyetle ve doğru algıyla insan kendisini nasıl da yetiştiriyor, sadece başkalarına bakarak bile...

  • Maya Muhamova dedi ki

    28 Şubat 2026

    "Ufuk çizgisi insanın potansiyelini belirler" diye düşündürdü bu yazı. İnsan ne kadar istekli olursa ufuk çizgisini aşmaya o kadar marifetleniyor, ilişkileri kuvvetli oluyormuş.

  • Selim dedi ki

    28 Şubat 2026

    Hayat aynısını tekrar etmek için kısa

  • Özlem dedi ki

    28 Şubat 2026

    İnsanın böyle arkadaşları olsa dedirten güzel yazınız için teşekkür ederim.

    İhtiyaç gideren olmak dileğiyle

  • Çiğdem Soylu dedi ki

    28 Şubat 2026

    Ufkumuzu açan nedir peki? Olayları ilişkileri,irdelemek ufkumuzu açar mı?

  • Reyhan Erdoğan dedi ki

    28 Şubat 2026

    Elinize sağlık… insan öylesine bir hayat yaşadığında bir çok keyfinden de mahrum kalıyor…

  • Vedat dedi ki

    28 Şubat 2026

    İnsanın büyüklüğü bulunduğu yerle değil, temas ettiği insan sayısı ve bıraktığı etkiyle ölçülür. Ahmet’in asıl hedefi üniversite okumak değil; insan ilişkilerinde ustalaşıp zamana yayılan bir iyilik halkası oluşturmaktır.

    • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

      6 Nisan 2026

      Ne kadar doğru bir tespit ufuk çizgisi genişledikçe insanın başlatacağı iyilik halkası uzuyor …

  • Rukiye karahanlı dedi ki

    28 Şubat 2026

    Anda değil toplamda ve geniş zamanlı fayda sağlayanlardan olabilmek dileğiyle...

  • Aylin Çelik dedi ki

    28 Şubat 2026

    Kaleminize sağlık ..
    Fayda veren olmak bu konuda aç olup kendimizi geliştirmek duasıyla..

  • Tuba dedi ki

    28 Şubat 2026

    Analık olarak yaşadığımız şu zaman diliminde birbirimize hasret olduk. Bir derdi olana ,bir sıkışmış olana ne kadar destek olduğumuz bizim iletişim marifetimizi gösteriyormuş oysa. Kaleminize sağlık:)

  • Esin Ersin dedi ki

    28 Şubat 2026

    Hayatta herşeyin faydalılık bağı ile birbirine bağlı olduğunu anlayınca, fayda çıktığı anda bir ilişkide zararın yerini aldığını farketmek önemli bir ders oluyor.
    O yüzden fayda ilişkide olmazsa olmaz en temel taş.
    Ellerinize sağlık🥰

  • hatice dedi ki

    28 Şubat 2026

    insan bazen nasıl da bugünde sıkışıp kalabiliyor, yarını hiç düşünmüyor.. geleceğini.. başkalarının geleceğini..
    böyle hatırlatıcı yazıların olması da güzel :)

  • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

    1 Mart 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık.
    İlişki ve iletişim kalitemiz hayat kalitemizi belirliyor.Ne kadar da önemli

  • Yeşim Y. dedi ki

    2 Mart 2026

    Ufuk çizgisi insanın doğduğu yerle değil, dokunduğu hayatlarla genişliyor..
    Çok anlamlı bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

  • Melisa dedi ki

    2 Mart 2026

    İlişkilere bu gözle bakmak hemde küçük yaşta bu marifete sahip olmak büyük başarı gerçekten. Bizde bütün ilişkilerimizde aynı bakış açısını yakalarız inşallah 🙏🏻

  • Havva Çelenk dedi ki

    2 Mart 2026

    İnsanoğlu muhtaç bir canlı ihtiyaç sahibi. Ne kadar çok ihtiyaç görürsek o kadar da ilişki marifetimiz artar. İhtiyaç giderken başkalarının ihtiyaçlarınıda giderebilir olmak. Karşımızdakinin ihtiyacına konsantre olabilmek. Fayda sağlayabilmek. İşte o zaman Ufuk çizgimiz genişleyebiliyor.
    Kalemine sağlık. Çok güzel bir yazı.

  • Ebru Karaoğlan dedi ki

    3 Mart 2026

    İnsan sadece bir güne sığacak işler yapamazdı ona göre... Hayattaki amacımız bir günlük mü? Ortaya koyacağımız fayda bir anlık mı? İnsanın kendi amacını yeniden düşündüren bir yazı olmuş. Elinize sağlık...

  • Mihrican Baki dedi ki

    17 Mart 2026

    İnsanin merak ettiği şeyin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir yazı olmuş teşekkürler...

  • Nihal Baki dedi ki

    27 Mart 2026

    Her insanın ufuk çizgisi kedi sınırları kadar. Bazıları için ufuk ulaşamayacağı bir yerdir, bazıları için ise yola çıkma sebebi .

  • SinemK dedi ki

    28 Mart 2026

    İmkânlar sınırlı olsa da niyet geniş olunca insan yine de fayda üretmenin bir yolunu buluyor. Çok güzel anlatılmış 👏🏻🌼

  • Nesrin dedi ki

    3 Nisan 2026

    Ahmet, insanlarla ilişki kurmada marifetli olduğu kadar ileriyi görmede de marifetli. Yardımcı olmanın, ihtiyaç gidermenin ona ne kadar faydasının olacağını çözmüş. ☺️

  • Selma Yılmaz dedi ki

    3 Nisan 2026

    Fayda veren ihtiyaç karşılayan olduğunda insan çevresi tarafından vazgeçilmez olmaya başlıyor bir noktadan sonra. İnşallah bizde fayda verenlerden olabiliriz.

  • Selma Esra dedi ki

    6 Nisan 2026

    Attığım taş az kurbağayı değil çok kurbağayı ürkütsün derdinde:)... Kimi var parasının miktarıyla ilgileniyor kimi var faydasını miktarıyla ilgileniyor... Bu köydeki gencin kafa yapısına sahip bir insan bulmak da bu zamanda çok zor.....

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    6 Nisan 2026

    Ufkun kadar yollar sana hayatta dibine değil ufuk çizgine bak…

  • Filiz yücetepe dedi ki

    6 Nisan 2026

    Fayda veren olmak ne kadar kıymetli, o duyarlılığı yakalamak.
    Kalemine sağlık bu güzel yazı için

  • Maya Muhamova dedi ki

    6 Nisan 2026

    Hayatımızda örnek alacağımız insanlar çok önemli çünkü büyüyünce örnek aldığımız insanlar gibi davranmaya, konuşmaya eleştirmeye başlarız. Bu yazı bana bunları bir kez daha hatırlattı...

  • Zehra dedi ki

    6 Nisan 2026

    İnsanın bir ömrü etrafındakilere fayda vermeden geçirmesi çok acı…

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    7 Nisan 2026

    Ne kadar çok insana ne kadar geniş zamanda faydalı olmak istiyorsak ilişki marifetimiz o kadar gelişir bu hayatta… Bir o kadar da ufuk çizgimiz genişler…
    Ufuk çizgisine bu yönde bakmamıştım. Kaleminize sağlık 🪻

  • Neslihan D dedi ki

    1 Ekim 2026

    Açlığını yaşadığın birşey seni o yönde çok ileriye taşıyor

  • Havva ÇELENK dedi ki

    15 Ekim 2026

    Ne kadar çok insana ne kadar geniş zamanda faydalı olmak istiyorsak ilişki marifetimiz o kadar gelişir bu hayatta. Bir o kadar da ufuk çizgimiz genişler.
    Peki bizim ufuk çizgimiz ne kadar ?Kaleminize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.