TOHUM YALNIZCA TOPRAĞA MI ATILIR?

TOHUM YALNIZCA TOPRAĞA MI ATILIR?

TOHUM YALNIZCA TOPRAĞA MI ATILIR?

4 dk okuma

Kendine Güvenmenin ve Bir İnsanın Hayatına Fayda Tohumu Ekmenin Hikâyesi

Bu köyde hayat, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte başlardı. Kuşların cıvıltısı, yeni günü haber veren bir zil gibiydi. Köy çocuğu olmak, Ahmet için bambaşka bir dünyanın parçası olmaktı. Henüz küçük yaşlarda olmasına rağmen dağ, taş, toprak ve hayvanlar onun hayatının ayrılmaz bir parçasıydı. Babası hayvancılıkla, annesi ise tarımla ilgilenirdi. Ahmet de kimi zaman babasına, kimi zaman annesine yardım ederdi. Bazen toprağa tohum savurur bazen de koyun güderdi.  Köyde gün boyunca sık sık onun adı duyulurdu.

Yıllara Yansıyacak Bir Yaz

Yaz aylarında şehirden kuzenleri gelirdi. Onların arasında Mert'in ayrı bir yeri vardı. Mert, Ahmet'in bildiği birçok şeyi bilmiyordu. Toprağı, ağaçları veya hayvanları yeterince  tanımıyordu.

Bir gün Ahmet merakla sordu:

— Şehir hayatı nasıl? Gününüz nasıl geçiyor?

Mert gülümseyerek:

— Bizim yaşadığımız yerde ağaç bile çok az. Her yer binalarla dolu. Hayvan olarak da çoğunlukla gökyüzünde uçan kuşları görüyoruz.


Ahmet şaşkınlıkla baktı.

— Peki gün boyunca ne yapıyorsunuz?

— Çoğunlukla evdeyiz.

— Evde mi? Canınız sıkılmıyor mu?

— Sıkılıyor elbette. Ama televizyon, tablet ve telefonla vakit geçiriyoruz.

Ahmet'in ne televizyonu vardı ne de tableti. Şehir hayatını hep farklı hayal etmişti o zamana kadar.  Ancak Mert'in anlattıklarını dinledikçe hayalindeki şehir biraz daha uzaklaşıyordu.

Bir süre düşündü ve kuzenine dönüp:

— Hadi gel, sana benim dünyamı göstereyim, dedi.

İlk olarak hayvanları ahırdan çıkarıp otlamaları için tarlaya götürdüler. Ahmet elindeki sopayla sürüyü yönlendirirken Mert biraz geride kaldı. Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştı. Hayvanların yanına yaklaşırken bile çekiniyordu.

Ahmet bunu fark etti.

— Korkma, ben yanındayım, dedi.

Kendine Güvenmeyi Öğrenmek

Bu kısa ve net cümle Mert'e cesaret verdi.

Daha sonra meyve toplamak için bahçeye gittiler. Ahmet kısa sürede ağacın tepesine çıktı. Mert ise aşağıda durup ona bakıyordu.


— Hadi, sen de çık.

— Yapamam. Hayatımda hiç ağaca çıkmadım ki.

Ahmet hemen aşağı indi.

— Herkes bir gün, ilk kez çıkar.


Mert önce tereddüt etti. Sonra Ahmet'in gösterdiği yerlerden tutunarak yavaş yavaş yükselmeye başladı. Ayakları titriyordu ama vazgeçmedi. Birkaç dakika sonra dalların arasındaydı.

Yüzünde hem korkunun hem de başarmanın verdiği mutluluk vardı.

Meyveler toplandıktan sonra sıra hayvanlara su taşımaya geldi. Mert hayatında ilk kez bu kadar çalışıyordu. Güneş altında yürümek, kovaları taşımak ve sürekli hareket etmek onu yoruyordu. Üstelik Ahmet bütün bunları sanki çok kolaymış gibi yapıyordu.

Mert şaşkınlıkla onu izledi.

Aynı yaşlarda olmalarına rağmen Ahmet, çok daha güçlü görünüyordu.
Günün sonunda Mert yorgundu, fakat içinde daha önce hissetmediği bir duygu vardı. Bu duygu mutluluğun kendisi olabilir miydi?

Başardıkça kendine güveniyor, kendine güvendikçe daha fazlasını yapmak istiyordu.
Ertesi gün “Şimdi ne yapacağız?” diye soran artık Mert'ti.

Köye geldiği ilk gün çekingen davranan çocuk gitmiş, yerine öğrenmeye istekli ve cesur biri gelmişti.

Günler haftaları kovalarken  yaz boyunca Ahmet ne yapıyor ise onun peşinden gidiyordu. Mert hayvanlara doyasıya yaklaştı, ağaçlara çıktı, tarlada çalıştı. Derken  yoruldu, terledi ve öğrendi.

En önemlisi “Kendine güvenmeyi” öğrendi.


Mutluluğu Tanımakla Gelen Karar

Aradan yıllar geçti. Artık Mert büyümüş ve mühendis olmuştu. Şehirde büyük binalar yapıyordu. Mesleğini sevse de taş binalar yapıyor olmak onu çoğu kez bunaltıyordu. Böyle zamanlarda çocukluğundaki o yazı hatırlıyor ve rahatlıyor, tebessüm ediyordu. Galiba o yıllarda adını koyamadığı duygunun adı “mutluluk” tu.  Bu duygunun da etkisi ile işini öyle bir yerde yapmayı hayal ediyordu. Doğanın dokusuna dokunmadan köy evleri inşa etmek veya hayvan barınakları, çiftlikler yapmak... Bu fikre  yıllar içinde giderek yaklaşan Mert, mesleğinde çıkmaza girdiği bir dönemde bunu bir karara dönüştürdü.

Yıllar Sonra Yeniden Köyde Olmak

Mert, verdiği kararın ardından işinden ayrıldı ve hayatında yeni bir döneme adım attı. Bu sefer taş binaların olduğu bir şehir hayatında değil doğanın olduğu bir köy hayatındaydı. Bulunduğu köyde öyle projeler gerçekleştirdi ki insanlar  çok şaşırdı. Hem köylerini güzelleştiren hem de doğal yapıyı korumaya çalışan birinin aralarında olmasından herkes çok mutluydu.

Mert’in projeleri zaman içinde civar köylerden de duyuldu. Köy halkının ihtiyaçlarına cevap veren, faydalı yapılar inşa etti. Köye yerleştikten birkaç yıl sonra şehir hayatını düşündü. Ne kadar doğru bir karar verdiğini anladı. Mesleki başarılarının ötesinde, artık kendisi de mutluydu.

Artık onun da kendi tarlası, kendi hayvanları vardı. Şehirden uzak, doğayla iç içe bir yaşam kurmuştu. Sabahları kuş sesleriyle uyanıyor, toprağa emek veriyor ve ürettikçe mutlu oluyordu.

Bir gün bu güzellikler içinde dinlenirken derin bir nefes aldı ve şu cümleyi söyledi:

"Meğer aradığım şey hep buymuş."

O anda çocukluğunu hatırladı.

Ağaca ilk çıkışını...


Hayvanlara ilk dokunuşunu...

Vazgeçmek üzereyken duyduğu o sesi..."Korkma, ben yanındayım."

İnsan Yüreğine Ekilen Tohumlar

Mert'in hayatını değiştiren şey sadece köy hayatını görmek değildi. Birinin ona inanmasıydı.
Bazı tohumlar toprağa atılır ve ağaç olur. Bazıları ise bir insanın yüreğine düşer. Cesarete,, özgüvene ve hayallere dönüşür. Ahmet'in yıllar önce Mert'in içine attığı tohum da buydu.

O  tohum,  yıllar sonra bambaşka bir hayatın başlangıcı oldu.

Ne kadar faydalı şeyler öğrenmişti onun sayesinde. Uzun yıllar sonrasına uzanan fayda tohumları misali.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (27)

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    13 Ağustos 2026

    Kaleminize sağlık 🪻
    "ürettikçe mutlu oluyordu." Mutluluğun sırrı üretmek.

    • Berra dedi ki

      24 Ağustos 2026

      Fayda ne güzel bir nimet , nesilden nesile aktarılan

    • Maya Muhamova dedi ki

      24 Ağustos 2026

      Kesinlikle 🦋

  • Binnur dedi ki

    21 Ağustos 2026

    İnsan icine gerçekliği bir defa aldıktan sonra yerine hiçbir şeyi koyamıyor. Ve o gerçeklik tohumu birgün filizini o topraktan çıkarıyor.

    • Berra dedi ki

      27 Eylül 2026

      İnsan gerçeği kaybetse neyi kazanabilir ki

      • B.C dedi ki

        8 Ekim 2026

        Hiçbir şeyi...

  • Filiz yücetepe dedi ki

    21 Ağustos 2026

    Insanın yüreğine ekilen tohumlar hem de fayda üzerine
    Ne kadar güzel bir anlatım olmuş.

  • Tuba dedi ki

    22 Ağustos 2026

    İnsanı ozguvenli yapan bilmediğini öğrenmesi demek ki... kaleminize saglij

  • Aylin Çelik dedi ki

    22 Ağustos 2026

    Kaleminizi sağlık. Bizlerde umarım başklarına hayırda faydalı tohumlar ekeriz.

  • Çiğdem dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Yaptığı işi güzel yapıp, onunla mutlu olan insanların etrafa attığı tohum

  • ÖZLEM KAVUŞAK SUNAREL dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Kuzenin gönlüne atılan küçücük bir tohum , hemen değil ama ilerleyen zamanlarda nasılda yeşermiş. Demek ki bizde aslında etrafımızdakileri, çocuklarımızı, öğrencilerimizi yetiştirirken, bir şeyi hemen yapmaları mümkün olmasa bile onların kalplerine küçük tohumlar atabiliriz. Düşündüren güzel yazınız için teşekkür ederim.

  • Hülya Mizrap dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Birinin elinde tutup, üretimi sevdirmek ne güzeldir. Korkma, ben yanındayım🥰

  • Yağmur dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Emeğinize sağlık...
    Bazen çoğu insanın önemsemediği yerlere farklı bir bakışla bakarsak, keyifle öğrendiğimizi fark ederiz.

    Oysa köyü gözünde küçülten veya hiç köy hayatını merak etmeyen biri nasıl oradaki güzelliği görebilr?

    • esra çam dedi ki

      27 Eylül 2026

      Değil mi o hayatı bilmeyen biri desteğe ihtiyaç duyabiliyor.

      • Yağmur dedi ki

        3 Ekim 2026

        Evet ne yapılabilir?
        O kunudan güzel bahsedersek belki onun da zihninde iyi bir köy hayatı nasıl olur merakı oluşur mu?

  • Sümeyye dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Bazı tohumlar toprağa
    Bazı tohumlar insana....
    Tohuma bu şekilde bakmak bana farklı bir bakış açısı katti ..
    Çocuk yetiştirirken de her öğrettiğimiz şey ozaman bir tohum büyüdükçe filizlenecek ve çevresine örnek olacak .
    Umut dolu bir yazı olmuş ...

  • Maya Muhamova dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Çoook etkileyici bir yazı olmuş...
    Kaleminize sağlık 🎈
    Okurken çocuk Mertin her başarısına yüzümde tebessüm, içimde mutluluk oluştu 🎈
    Hayat çocuklukta bir pencere açıyor, sanki "Bak, böyle bir yaşam da var. Şimdi sana bunu gösteriyorum ve bu sende güzel bir anı olarak kalacak. Ta ki sen bir gün olduğun yerde mutlu olmadığını hissede kadar.... Sonrasında ise karar senin" der gibi... Hayatın güzel açtığı pencereleri hatırlamak belki o pencereden gelen mesajı okumak ve içinde bulunduğumuz duruma bakmak gerekli olduğunu düşündürdü bu yazı 🦋

    • Aylin Celik dedi ki

      27 Eylül 2026

      Her çocuğun yada her insanın içine atılan tohumun yıllar sonra hayatında nelere sebep olacağının güzel ve etkili bir yazıya aktarılmış. Çok etkileyici ve çok ders çıkarılacak bir yazı olmuş. Tohum ekmek yazının en etkileyici kısmı :)

  • Ebru Karaoğlan dedi ki

    24 Ağustos 2026

    Kocaman bir ağaca sahip olmak istiyorsan önce küçük bir fidan dikmelisin... Başarı koca binalar yapmak değil küçük de olsa insanlığa faydalı işler yapmaktadır... Mert'in Mutluluk ve başarıyı keşfetme hikayesini okumak çok güzeldi. Kaleminize sağlık

  • Selma Esra dedi ki

    26 Ağustos 2026

    Hepimiz birgün doğaya dönmek zorunda kalacağız... Rahat ettiğimizi sandığımız şehir bir gün hepimizin rahatını bozacak...

  • Zümrüt Ertunk dedi ki

    27 Eylül 2026

    Okurken özlemle hatırladığım çocukluğumuz geldi aklıma…
    Ağaçların tepelerinde gezdiğimiz, her meyveyi dalından yediğimiz yazlar…
    Şehir hayatında çocukların binaların arasına sıkışması ne kadar da acı… doğanın içinde olmak her çocuğun yaşaması gereken bir duygu bu hatırlatıcı yazı için teşekkürler

  • Şeyma dedi ki

    28 Eylül 2026

    Bir insanı doğru yönde cesaretlendirmenin, ona yapabileceğini göstermenin meyvesi ne kadar güzel sonuçlar vermiş... Bu yüzden insan yetiştirmek çok kıymetli oluyor :)

  • rukiye karahanlı dedi ki

    28 Eylül 2026

    Ne kadar doğru..... Yüreğinize sağlık.
    Çok şey anlatıyor...

  • Neslihan D dedi ki

    28 Eylül 2026

    İnsan zaman zaman birilerinin kalbine tohum ekebiliyor. Bu bazen nefret bazen öfke vb. Olabiliyor. Önemli olan faydalı tohumlar ekebilmek.

  • B.C dedi ki

    8 Ekim 2026

    Nekadar kıymetli bir bilgi verdiniz 🌷şimdi tohum ekme zamanı teşekkürler

  • Çiğdem dedi ki

    10 Ekim 2026

    Bir insana yapabileceğini hissettirmek, ümidini diri tutmak ne kadar güzel

  • Havva Çelenk dedi ki

    11 Ekim 2026

    Doğaa ile insan iç içe. Tohumu toprağa attıktan sonra yüzeye çıkması için nasıl sabırla bekleniyorsa, insana atılan tohumları da zamana bırakmak çok kıymetli.
    Emeğinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.