İLİŞKİLERDE SINIR KOYMAK

İLİŞKİLERDE SINIR KOYMAK

İLİŞKİLERDE SINIR KOYMAK

3 dk okuma

Sevgi mi, Kendinden Vazgeçmek mi?

Geniş bir ailenin ilk torunuydu Nazlı. Liseyi şehir dışında okumuş, iş hayatına da orada başlamıştı. Ailesinden uzakta geçirdiği yıllar boyunca onlara hep özlem duymuştu. Bu yüzden onun için tatil demek, soluğu ailesinin yanında almak demekti.

Eve döner dönmez aile ziyaretlerine başlardı. Ayrı kaldıkları günlerin özlemini giderir, herkese ayrı ayrı vakit ayırmaya özen gösterirdi. Kimin yanına gitse yapabileceği bir şey, hafifletebileceği bir yük var mı diye bakardı.

Bir ihtiyaç fark ettiğinde elinden geleni yapardı. Birinin yardımına koşmak, destek olmak onun için neredeyse bir alışkanlığa dönüşmüştü.

Kiminin işi vardı, kiminin hastası… Kiminin evinde alınması gereken bir şey, kiminin anlatacak bir derdi…

Nazlı çoğu zaman kimseye sormadan, kendisinden yardım istenmesini beklemeden harekete geçerdi. Çünkü sevdiklerinin ihtiyaçlarını karşılamak, onun sevgisini göstermesinin bir yoluydu.

Fakat fark etmediği bir şey vardı.

İlişkide Destek Olmak ile Sürekli Veren Taraf Olmak Arasındaki Fark

Başlangıçta gönüllü yaptığı yardımlar, zamanla Nazlı için bir göreve dönüşmeye başlamıştı. Başkalarının işleri arttıkça kendi işlerini erteler olmuştu.

Birinin derdini dinlerken kendi yorgunluğunu unutuyor, bir başkasının işi çıktığında kendi planını kolayca değiştirebiliyordu. Üstelik bunları yaptığı için kimseden karşılık beklemiyordu. “Ben bunu gönülden yapıyorum,” diyordu. Gerçekten de gönülden yapıyordu.

Oysa ki gönülden yapmak, sınırsız yapmak demek değildi.

Nazlı bunun farkına yine ailesinin yanında geçirdiği bir tatilde varacaktı.

O sabah kendisi için küçük bir plan yapmıştı. Uzun zamandır görüşemediği bir arkadaşıyla buluşacak, ardından biraz alışveriş yapacaktı. Hazırlanmak üzereyken telefonu çaldı. Aileden biri, halledilmesi gereken bir işi olduğunu söyledi. Nazlı’nın aklına her zamanki cevap geldi:

“Ben hallederim.”

Neredeyse söyleyecekti. Sonra sustu. İlk kez kendi planını düşündü. Yardım etmezse kötü biri mi olacaktı? Yoksa karşısındaki kişi bu işi kendisi de halledebilir miydi?

Telefonun diğer ucundaki kişi cevabını bekliyordu. Nazlı bu kez alıştığından farklı bir şey söyledi:

“Bugün benim bir planım var. Ama istersen başka nasıl çözebileceğimize bakalım.”

Cümleyi söyledikten sonra içinde hafif bir huzursuzluk hissetti. Sanki yardım etmemiş değil de birini yarı yolda bırakmış gibiydi. Oysa kimseyi yarı yolda bırakmamıştı. Sadece ilk kez kendisini de hesaba katmıştı.

İlişkilerde Sınır Koymak Neden Bu Kadar Zor?

Nazlı gün boyunca söylediği cümleyi düşündü. Aslında kimse ona her işi üstlenmesi gerektiğini söylememişti. Belki de bunu yıllar içinde kendisi öğrenmişti.

Birinin ihtiyacını fark ettiğinde hemen harekete geçiyor, yardım edebilecekken etmemeyi sevgisizlik gibi görüyordu.

Bu yüzden “hayır” demek ona kolay gelmiyordu. Oysa o gün küçük bir şey değişmişti.

Birinin yanında olmakla onun sorumluluğunu üstlenmek arasındaki farkı ilk kez bu kadar açık görüyordu.

İlişkilerde sınır koymak belki de uzaklaşmak değildi.

Bazen yalnızca nerede duracağını bilmekti.

Gönülden Vermek Nerede Kendinden Vermeye Dönüşür?

Nazlı geçmişte yaptığı yardımları düşünmeye başladı. Elbette çoğunu gerçekten isteyerek yapmıştı.

Ama hepsini mi?

Kaç kez kendi işini ertelemişti?

Kaç kez yorgun olduğu hâlde “Ben yaparım,” demişti?

Kaç kez aslında istemediği bir şeyi, hayır derse suçluluk duyacağı için kabul etmişti?

Bu soruların cevapları kolay değildi.

Çünkü mesele artık yalnızca başkalarının ondan ne istediği değildi. Nazlı’nın kendisinden ne beklediği de önemliydi.

Belki bundan sonra bir ihtiyaç gördüğünde hemen harekete geçmek yerine önce kendi durumunu düşünebilirdi.

Gerçekten yardım etmek istiyor muydu?

Yoksa yapmak zorunda olduğunu mu düşünüyordu?

Nazlı için bu iki soru bile daha önce hiç bakmadığı bir yere bakmasını sağlamıştı.

Yıllardır sevgisini vermekle, kendinden vermek arasındaki farkı ayırt edememişti.

Sağlıklı Sınırlar Sevgiyi Azaltır mı?

Nazlı ailesini daha az sevmiyordu.

Yine onların yanında olacak, ihtiyaç duyduklarında elinden geleni yapmaya devam edecekti. Yine birinin derdini dinleyecek, gerektiğinde bir başkasının yükünü hafifletecekti.

Değişen şey sevgisi değildi.

Kendisini o sevginin dışında bırakmamayı öğreniyordu.

Bazen “evet” diyecekti.

Bazen “bugün olmaz” diyecekti.

Bazen de karşısındaki insanın kendi işini kendisinin yapmasına fırsat verecekti.

O gün arkadaşının yanına giderken telefonu yeniden çaldı.

Nazlı ekrana baktı.

Aileden başka biri arıyordu.

Telefonu açtı ve karşısındaki kişiyi dinledi.

Eskiden olsa cümle daha tamamlanmadan söyleyeceği söz yine dilinin ucuna geldi:

“Ben hallederim”

Bu kez söylemedi.

Önce dinledi.

Sonra kendi durumunu düşündü.

Ve vereceği cevabı seçti.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (11)

  • Ecrin Görgülü dedi ki

    8 Ekim 2026

    İnsan bu ayrımı yapmakta çok zorlanıyor...Sınır çizmek, gönülden vermek ve kendinden vermek ayrımı o kadar güzel anlatılmış ki…

  • Hzl dedi ki

    8 Ekim 2026

    “Başlangıçta gönüllü yaptığı yardımlar, zamanla Nazlı için bir göreve dönüşmeye başlamıştı.”
    Ne kadar çarpıcı bir cümle. Sınırları aşınca bir süre sonra insan iyilik yapmaktan da soğuyor maalesef. Sınır önemli :)

  • Filiz yücetepe dedi ki

    8 Ekim 2026

    Teşekkür ederim günüme ne kadar güzel bir cümle düşürdün" gönülden yapmak demek sınırsız yapmak demek değildir"
    Ve dinlemek ne kadar kıymetli

    • Esra Çam dedi ki

      11 Ekim 2026

      Evet insan sınırlarını koruyarak da samimi olabilir değil mi:)

  • Büşranur Gök dedi ki

    8 Ekim 2026

    Aslında sınır koymak ilişkileri güçlendiren, ilişkiyi ayakta tutan bir davranış modelidir. Sınırlar aşıldıkça insan kendini unutmaya başlıyor. Tabii ki birilerinin ihtiyaçlarına koşmak çok güzeldi ama nereye kadar? O ölçüyü yakalayamadığında insan hayatının dengesi kaçmaya başlıyordu.

  • Selma Esra dedi ki

    8 Ekim 2026

    Selamlar bu yazıyı yazanlara ve okuyanlara...
    o kadar temas etti ki anlatamam...
    en azından şunu söyleyebilirim: sınır koyamamanın kaynağındaki duyguları hissettim...

  • Çiğdem dedi ki

    8 Ekim 2026

    Yardım etmemiz güzel ama kendini ihmal etmeden olan kıymetli. Dışarıya bu kadar yardım ederken, içeride neler kaçıyor farkında olmuyor insan..Kıvam o nedenle önemli..

  • rukiye karahanlı dedi ki

    10 Ekim 2026

    İnsan aslında sınır koyduk a ilişkilerinde hem karşındaki insanı, da yetiştiriyor... Hem kendini de koruyor... Ama biz maalesef her şeye evet dedikçe daha çok sevileceğiz daha iyi ilişkimiz olacak zannediyoruz...

  • Esra Çam dedi ki

    11 Ekim 2026

    İnsanın hayır’larının olduğu yerde evet’lerinin de bir anlamı oluyor.

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    13 Ekim 2026

    Birilerine bir şeyler vermek yardım etmeyi, kendmizden ödün vermekle karıştırabiliyoruz maalesef
    Yardımcı olmak ne kadar kıymetli ise haddi aşıp aşırıya gidip kendimize zarar verir hale gelmek de o kadar kıymetli.
    hassas bir konu ele alınmış
    teşekkürler

  • Zeynep dedi ki

    13 Ekim 2026

    Sınır koyamadığımızda bir süre sonra, yaptığımız iyilikler kimseyi mutlu etmez oluyor...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.