İLİŞKİLERDE BİRBİRİMİZİ GERÇEKTEN ANLIYOR MUYUZ?

İLİŞKİLERDE BİRBİRİMİZİ GERÇEKTEN ANLIYOR MUYUZ?

İLİŞKİLERDE BİRBİRİMİZİ GERÇEKTEN ANLIYOR MUYUZ?

4 dk okuma

Kullanım Kılavuzu

İlişkilerde birbirini anlamak bazen düşündüğümüzden daha zordur. Çünkü bildiğimizi sandığımız şeyler, hiç beklemediğimiz bir anda bizi yanıltabilir.

Elif de bunu hiç beklemediği bir anda fark edecekti.

Elif'in çamaşır makinesi haftalar önce bozulmuştu. Artık yeni bir makine almaktan başka bir seçeneği kalmamıştı.

Günlerce modelleri karşılaştırdı ve özelliklerini tek tek inceledi. Sonunda yeni teknoloji bir model seçmeye karar verdi. Seçtiği model eskisinden çok daha gelişmişti.

Sipariş üç gün sonra kapıya geldi. Teknisyenler gerekli kurulumu tamamladıktan sonra evden ayrıldılar.

Bu sırada kirli çamaşırlar iyice birikmişti. Üstelik Elif'in ertesi gün katılması gereken önemli bir toplantısı vardı.

Toplantıda giymek istediği beyaz gömlek de kirliydi. Bu yüzden yeni makine tam zamanında gelmişti.

Elif çamaşırları renklerine göre dikkatlice ayırdı. Makineyi doldurdu ve deterjanı her zamanki gibi bolca ekledi.

Sonra düğmeye basıp makineyi çalıştırdı.

Yeni Makine, Eski Alışkanlıklar

Bir süre sonra makineden tuhaf sesler gelmeye başladı. Ardından köpükler aniden dışarı taştı ve hızla koridora doğru yayıldı.

Ekranda Elif'in daha önce hiç görmediği, anlamını bilmediği bir hata kodu belirdi.

Elif olduğu yerde donup kaldı. Daha ilk kullanımda pahalı makinenin bozulduğunu düşündü ve ne yapacağını bir türlü bilemedi.

Oysa makine kendini korumaya almıştı. Programı durdurmuş ve içerideki suyu tahliye etmeye başlamıştı.

Elif bunların hiçbirinin farkında değildi. Koridora doğru yayılan köpükleri giderek artan bir endişeyle izliyordu.

Hemen makineyi öneren arkadaşını aradı. Yaşadıklarını ona telaşla, hiçbir ayrıntıyı atlamadan bir bir anlattı.

Arkadaşı onu dikkatlice dinledikten sonra sakinlikle sordu:

"Kullanım kılavuzuna baktın mı?"

Elif bir an duraksadı.

Kılavuzun nerede olduğunu bile hatırlamıyordu. Sonra önemli bir şeyi fark etti.

Bugüne kadar aldığı cihazların kullanım kılavuzlarını neredeyse hiç okumamıştı. Çünkü kafasında hep aynı düşünce vardı:

"Makine işte, ne kadar farklı olabilir?"

Biraz düşündükten sonra kılavuzun yerini hatırladı. Kurulum sırasında kartonları ve ambalajları birlikte çöpe atmıştı.

Kılavuz da onların arasında olmalıydı.

Elif hemen aşağı indi. Birkaç saat önce hiç önemsemediği o küçük kitapçığı çöplerin arasında aramaya başladı.

Sonunda kılavuzu bulup hızla yukarı çıktı.

Sorun Gerçekten Makinede miydi?

Elif bir yandan hata kodunu kılavuzda arıyor, diğer yandan teknik servise ulaşmaya çalışıyordu.

Uzun süre kimseye ulaşamayınca sonunda internet üzerinden yeni bir teknik servis kaydı oluşturdu.

Servisin dönüşünü beklerken kılavuzu dikkatlice okumaya başladı. Birkaç sayfa sonra yaptığı hatayı fark etti. Gereken deterjanın iki katını koymuştu.

Yeni makine daha az suyla çalışıyordu. Gelişmiş sensörleri sayesinde yıkama sürecini eski makinesinden farklı biçimde yönetiyordu.

Eski makinesinde yıllardır sürdürdüğü alışkanlık, yeni makinede hiç beklemediği bir sorun yaratmıştı.

Belki de sorun makinede değildi. Yaşananların nedeni, yeni makineyi eski alışkanlıklarıyla kullanmasıydı.

Elif gerçeği yavaşça kabullenmeye başladı.

Yeni bir şeyi eski bilgisiyle kullanmıştı.

Koridor hâlâ köpükler içindeydi ve çamaşırlar makinenin içinde yarım kalmıştı. Teknik servisin ne zaman geleceğini de bilmiyordu.

Üstelik bütün bunların sonunda karşısına ek bir masraf çıkabilirdi.

Beyaz gömleği hâlâ kirliydi. Elif ertesi günkü önemli toplantısını düşündü.

Birkaç Dakikalık Okuma Neyi Değiştirirdi?

Ortalığı temizledikten sonra iyice yoruldu. Kendisine sıcak bir papatya çayı hazırladı ve koltuğa uzanıp düşünmeye başladı.

"Eski alışkanlığım yeterli olur sanmıştım."

Bir süre sessizce oturduktan sonra yaşadığı bütün aksilikleri düşündü. Sonra kendi kendine söylendi:

"Galiba biraz pahalıya patladı."

Üstelik mesele yalnızca para değildi. Paniklemiş, zaman kaybetmiş ve gereksiz yere yorulmuştu.

Bunca uğraşa rağmen işi yarım kalmıştı. Oysa birkaç dakikalık okuma bütün bunların yaşanmasını belki de engelleyebilirdi.

Elif kendisine sessizce bir soru sordu:

"Bundan nasıl bir ders çıkarmalıyım?"

Sıcak çay onu hafifçe gevşetti. Koltukta farkına bile varmadan kısa bir uykuya daldı.

On beş dakika kadar uyudu belki.

Uyku ile uyanıklık arasında düşünceleri zihninde dolaşıyordu. Bir cümle giderek diğerlerinin arasından sıyrılıp netleşmeye başladı:

"Kılavuzu zamanında okusaydım bunlar yaşanmazdı."

Ardından başka bir şeyi fark etti:

"Bildiğimi sandığım için hiç okumadım."

Elif bu cümlenin üzerinde biraz durdu. Sorun yalnızca kılavuzu okumaması mıydı?

Yoksa bildiğini düşünmesi miydi asıl sorun?

Zihni yavaşça başka yerlere kaydı. Kendisine bu kez çok daha farklı bir soru sordu:

"Başka hangi kılavuzları hiç okumadım?"

Ya İnsanların da Kullanım Kılavuzu Olsaydı?

Birden aklına eski eşi Ahmet geldi. Son tartışmalarını yeniden hatırladı.

Ahmet o gün öfkeyle ona şöyle söylemişti:

"Sen beni hiçbir zaman gerçekten anlamadın."

Elif de aynı sertlikle karşılık vermişti:

"Sen de benim istediklerimi hiç anlamadın."

Ahmet kapıyı çekip gitmişti. O tartışmanın ardından bir daha geri dönmemişti.

Elif şimdi o günü başka türlü hatırlıyordu. O gün ikisi de kendini anlaşılmamış hissetmişti.

İkisi de karşısındakinden bir şey beklemişti. Belki sorun yalnızca beklentiler değildi.

Birbirlerini nasıl yorumladıkları da önemliydi.

İlişkilerde birbirini anlamak belki tam burada zorlaşıyordu. Herkes karşısındaki insanı kendi bildikleri üzerinden yorumlayabiliyordu.

Elif'in aklına garip bir soru geldi:

"İnsanların da kullanım kılavuzu olsaydı acaba?"

Ahmet'in kılavuzunda neler yazardı?

Susması gerçekten ilgisizlik anlamına mı geliyordu? İstediklerini yapmaması gerçekten sevgisizlik miydi?

Yoksa Elif, Ahmet'in davranışlarını kendi bildikleriyle mi yorumlamıştı?

Belki aynı davranış herkes için aynı anlama gelmiyordu.

Sonra kendi kılavuzunu merak etti. Kendini gerçekten ne kadar tanıyordu?

Başkalarının kendisini anlamasını beklemişti. Peki kendisini ne kadar anlatabilmişti?

Elif bir süre daha sessizce oturdu. Sonra düşüncelerinden yavaşça sıyrıldı.

Karnının acıktığını fark etti. Kalkıp mutfağa yürüdü ve dondurucudan hazır bir pizza çıkardı.

Normalde paketi hiç düşünmeden açar ve pizzayı alıştığı şekilde fırına koyardı.

Bu kez durdu ve paketi çevirdi.

Arkasındaki pişirme talimatlarına dikkatlice baktı.

Bu kez fırını açmadan önce okudu.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (5)

  • Tamar Yaramyan dedi ki

    29 Eylül 2026

    Ezberden iş görmenin ötesini anlatan bir içerik olmuş. 🤗 Beni en çok Kendini tanıyor muydu? Kendini ne kadar anlatabilmişti? Soruları düşündürttü… 🤔

  • Hülya Mizrap dedi ki

    30 Eylül 2026

    Ne güzel cümle “kendini gerçekten ne kadar tanıyordu”

    Kendi kılavuzuma gerçekten bakmak ne güzel…

  • Şaziye Boztaş dedi ki

    2 Ekim 2026

    Okurken biraz elif olduğumu fark ettim.
    Ve kendimi ne kadar tanıdığımı klavuzum olsaydı neler yazacaktı kısmını düşünmeye başladım.

  • Nurhan dedi ki

    2 Ekim 2026

    Aynı davranış herkes için aynı anlama gelmeyebilir. Çok doğru 👍

  • Arife dedi ki

    2 Ekim 2026

    İnsanları bildiğimizi varsaymak yerine onları gerçekten tanımaya ve anlamaya zaman ayırılmalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.