HAYIR DEMEK BU KADAR ZOR MU?

HAYIR DEMEK BU KADAR ZOR MU?

HAYIR DEMEK BU KADAR ZOR MU?

3 dk okuma

Masanın üzerine çiçek desenli peçetelerini koydu. Sarmaların üzerindeki limon dilimleri eksikti; onları tamamladı ve yanına mis gibi kokan böreklerini yerleştirdi. Her ay yaptıkları altın günü buluşması için hazırlık yapıyordu. Bu ay sıra ondaydı ve arkadaşlarını en güzel şekilde karşılamak istiyordu.

Uzaktan sofrasına baktı. Her şey çok güzel görünüyordu. Tam oturacaktı ki bir anda hatırladı: Çayı koymayı neredeyse unutuyordu. Mutfağa doğru koştururken oğlu paçasına yapıştı:

“Çizgi film istiyorum!”

Oğlu Mete henüz beş yaşındaydı. Evin tek çocuğuydu. Anne ve babası ne isterse yapıyor, ona “hayır” demiyor ya da diyemiyordu. Yine öyle anlardan biriydi. Zehra, hemen telefondan bir çizgi film açtı. Böylece biraz rahatlayabilecekti.

Kapatılamayan Ekran

Çayını demleyip misafir terliklerini kapının önüne yerleştirdikten sonra her şeyin hazır olduğunu düşündü ve derin bir “oh” çekti. O sırada odasında gözlerini kırpmadan çizgi film izleyen oğlunu fark etti.

Yanına gidip yanağına bir öpücük kondurdu:

“Benim güzel oğluşum çizgi film mi izliyormuş? Artık ekranı kapatıyoruz, hadi bakalım.”

Dedi ama kıyamet koptu. Mete, ekran elinden her alındığında yaptığı gibi kendini yere atıp ağlamaya başladı. Misafirlerin gelmesine de az kalmıştı. Zehra çaresizce telefonu tekrar eline verdi.

“Beş dakika sonra alacağım ama bak, tamam mı? Üzmeyeceksin beni, anlaştık mı?”

Süre vermiş miydi, yoksa bir pazarlık mı yapmış mıydı, o da emin değildi. Kendini sürekli açıklama yaparken, hatta zaman zaman yalvarırken buluyordu. Ama şimdi bunları düşünmenin sırası değildi. Kahve fincanlarını hazırlamalıydı.

Netlik

Nihayet misafirler gelmeye başladı. Gelenler arasında Aysel de vardı. Onun da Mete ile yaşıt bir oğlu vardı. Zehra, belki Mete odasından çıkar ve birlikte oynarlar diye umutlandı.

Ama Mete, kimsenin geldiğini fark etmedi bile.

Aysel’in oğlu hareketliydi ama etrafa zarar vermeden kendi kendine oynuyordu. Zehra, evdeki sesten rahatsız olduğu için onu Mete’nin yanına almak istedi:

“Aysel’cim istersen oğlanı Mete’nin odasına alayım. Birlikte bir şeyler izlerler. Hem biz de rahat konuşuruz.”

Çocuk “izlemek” kelimesini duyar duymaz annesine baktı:

“Anne ne olur…”

Sözünü bitiremeden Aysel net bir şekilde konuştu:

“Hadi sen annene bir bardak su getir.”

Konu kapanmıştı.

O kadar netti ki çocuk ikinci kez ısrar etmeye cesaret edemedi. Sessizce mutfağa yöneldi.

Çocuk gittikten sonra Aysel, Zehra’ya dönerek şöyle dedi:

“Bizim evde ekran her zaman yasak. Bir kere verirsen, sonra almak çok zor oluyor.”

Zehra başını salladı ama içten içe düşünmeye başlamıştı.

Kıyaslama

Herkes çayını içerken Zehra, sessizce kendini Aysel ile kıyaslamaya başladı.

Aysel’in tavırları net ama sakindi. Sesi yükselmiyor, ama söylediği şeyin sonundaki noktayı hissettiriyordu.

Hatta yemek yeme şekli bile düzenliydi. Bir lokma alıyor, çatalı bırakıyor, yutuyor, çayını yudumluyor, sonra tekrar çatalı alıyordu.

“Bir insan bu kadar mı tutarlı olur?” diye düşündü.

Sonra kendine baktı.

Kendi davranışları dalgalıydı.

Bazen kurallar koyuyor, bazen keyfi yerindeyken görmezden geliyordu.

Bazen “yapma” dediğini kendisi gizlice yapıyordu.

Bazen çok sabırlı, bazen en küçük şeyde öfkeleniyordu.


Bazen ekran yasak, bazen “idare etsin” diye serbestti.

Çocuğuna karşı net değildi.

“Ben neden Aysel gibi olamıyorum?” diye düşündü.


“Acaba mizacım mı uygun değil?”

Yıllarca kendini böyle teselli etmişti. Ama bugün gerçeği fark etti:


Sorun mizacı değil, tutarsızlığıydı.

Bağ kurma

Zehra ve Aysel’de olduğu gibi, bizim tutarlı ya da tutarsız davranışlarımız ilişkilerimizi doğrudan etkiler.

Tutarlılık; güven oluşturur, sınırları netleştirir ve ilişkileri sağlamlaştırır.

Doğanın insana güven vermesinin nedeni de budur. Kış herkese gelir. Fırtına kimseyi es geçmez.

Hayatın, tutarlı olduğu bir düzende, dünden daha iyi olmak istiyor muyuz?

O halde bizde ilişkilerimizde tutarlı olmalıyız.

Çünkü tutarlılık varsa güven vardır.

Güven varsa bağ vardır.

Acaba çocuğumuzun ihtiyacı güvenle oluşan bir bağ mı?

Yoksa anlık keyif veren parlak ışıklı ekran mı?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (25)

  • Berra dedi ki

    8 Haziran 2026

    Sert olmadan net olmak , taviz vermeden esnek olmak ümidiyle

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    8 Haziran 2026

    Tutarlı ebeveyn güvenli ilişki sağlıklı bir gelişme süreci demek çocuk için

  • Özlem Sunarel dedi ki

    8 Haziran 2026

    Toplumdaki genel anne davranışı Hayır diyememek😢🥺
    Tüm annelere yetiştirmeyi yeniden hatırlatan yazımız için teşekkür ederim

  • Aylin Çelik dedi ki

    8 Haziran 2026

    Ne yazık ki, en çok yapılan yanlışlıklarımız. Çocuklarımızın iyiliği için kendi iyiliğimiz için hayatta netlikliğimizi koymak zorundayız. Bizi biz yapan şeyler aslında bu hayatta net davranışlarımız. Umulur ki, bizler hayatta net oluruz..

    • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

      27 Eylül 2026

      Bazen yoğunluktan, bazen bulunduğumuz ortamdan dolayı netliğiniz bozuluyor. Hem çocuğumuza hemde geleceğimize zarar veriyoruz

  • Tuba dedi ki

    8 Haziran 2026

    Anlık rahatlık....Her zaman insanın başına sıkıntı oluyor. Özelikle çocuklarda yemek yesin ya da sussun diye ellerine verilen ekranlar maddi ve manevi her türlü sıkıntı doğuruyor. Düşünmek ,farkında olmak nçok kıymetli. Bu yüzden bu güze yazı için teşekkürler 🌺

  • Binnur dedi ki

    9 Haziran 2026

    Nekadar hayatın içinden bir Yazı olmuş. Amaan ne olacak ki denilen ama sonrasında bedelleri ağır gelen önemli bir konu

    • Nesrin dedi ki

      27 Eylül 2026

      Aslında en başında "Aman, ne olacak ki!" demeyen anne sonrasında daha az yoruluyor. Çocuk da sınırlarının farkında büyüyor.

  • Havva Çelenk dedi ki

    9 Haziran 2026

    Bir şey gerçekse tutarlıdır. Tutarlı ya da tutarsız olmak ilişkilerimizi doğrudan etkiler. Bir gün öyle bir gün böyle davrandığınızda tutarsız oluruz. Mesele anı Kurtarmak değil toplamda nasıl davranıyorum, önemli olan bu. Tutarlı olduğunda sınırlar bellidir. Çok net. Her şey ortadadır. Ne yapacağından nasıl davranacağından emindir.
    Kaleminize sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş.

  • Zeynep dedi ki

    9 Haziran 2026

    Hiç böyle bakmamıştım bu duruma çok farkındalık oluşturan bir yazı… insan ruh haline göre verdiği tepkileri değiştirince ilişkileri ne kadar olumsuz etkileniyor

  • Çiğdem dedi ki

    9 Haziran 2026

    Çocuk için ne kadar kıymetli ,tutarlı bir anne babaya sahip olmak..

  • Yeşim Y. dedi ki

    9 Haziran 2026

    Çocuklara sınır koymanın değil, o sınırda tutarlı kalmanın önemi ne güzel vurgulanmış.
    Kaleminize sağlık💐

  • Melisa dedi ki

    9 Haziran 2026

    Tutarlılık ne güzel bir değinim…. Aslında aynı ilişkiler bizim iş hayatımızda arkadaşlıklarımızda sosyal ilişkilerimizde de geçerli. Tıpkı bırada analtılan gibi diğer alanlarda da tutarlı olmadığımızda problemler yaşıyoruz

  • İrem dedi ki

    10 Haziran 2026

    Tutarlılık varsa güven, güven varsa sağlam bir bağ vardır.

  • Rukiye karahanlı dedi ki

    10 Haziran 2026

    Biz hep net olmak ile sert olmayı karıştırıyoruz... Net ama sakin.... Çok, güzel anlatılmış, kaleminize sağlık

  • Şeyma dedi ki

    10 Haziran 2026

    "Güven varsa bağ vardır. " O güven ise tutarlı davranışlarla oluşuyor.
    Emeğinize sağlık :)

  • Selma Esra dedi ki

    11 Haziran 2026

    Nedense herhangi birşeyin tutarlı / tutarsız olmasına bakmıyoruz. Çok önemli bir ölçüt olduğunu farkettim.

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    15 Haziran 2026

    Çünkü tutarlılık varsa güven vardır.
    Güven varsa bağ vardır.
    Her şey herşey ile ilişkili.

  • Ebru Karaoğlan dedi ki

    17 Haziran 2026

    İlişkilerdeki tutarlılık, davranışlarıdaki tutarlılık ne kadar önemliymiş. İnsanın kendi hayatından bir kesit gösteren yazınız için teşekkürler...

  • Esin Ersin dedi ki

    18 Haziran 2026

    Çocuklarını öğretmenlere emanet eden nesillerin yerini ekrana emanet eden nesillere geçmek ve buna şahit olmak çok üzücü.

  • Neslihan D dedi ki

    18 Haziran 2026

    İnsan normal zamanda esnek biri olsa bile, bir çocuğa davranış öğreteceği zaman net durmalı. Bu net oluşu o davranışın sürecini olumlu yönde etkiler...

  • Neslihan D dedi ki

    18 Temmuz 2026

    Çocuklar annelerini nekadar iyi tanıyorlar. Net durmayan annelerin çocukları çok rahat bir şekilde kıyamet kopartabiliyor maalesef.

  • Mihrican Baki dedi ki

    24 Temmuz 2026

    Keyifli bir şeyi tadab cocuk neden tekrar istemesin ki..Bu yüzden ısrar ederek elde etmeye çalışıyor surekli...

  • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

    27 Eylül 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinizi, sağlık. Günlük hayatımıza sıkça karşılaştığımız bir durumu anlatmışsınız. Gerçekten insan net olduğunda tutarlı olduğunda çocuk yetiştirmesi daha kaliteli oluyor

  • Nesrin dedi ki

    27 Eylül 2026

    Tutarlı olan insanın söz hakkı da oluyor. Dİğer türlü tutarlı olmayanın sözü de ciddiye alınmıyor. Çok doğru mesajlar içeren hayatın içinden güzel bir yazı, ellerinize sağlık!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.