HAYAT OKULU BAŞLIYOR

HAYAT OKULU BAŞLIYOR

HAYAT OKULU BAŞLIYOR

3 dk okuma

Aylardan Eylül…

Yazın sıcak günleri, yerini serin gecelere bırakıyordu. Her yıl olduğu gibi sonbahar ile birlikte yeni bir okul dönemi daha başlıyordu.

Uzamaya başlayan gecenin etkisi ile geciken gün ışığı, yine de hayatın koşturmacasını film şeridi gibi gözlerinin önüne serebiliyordu. İşe gidecek eşini uğurlamak, evin toparlanması,  kızının okulu ve  daha birçok şey... Kızı altıncı sınıfa gidecek ve  aynı okula devam edecekti. İlk kayıt değildi,  yeni bir ortam da değildi. Yine de çocuğu adına çok heyecanlıydı.

Büyütünce Ne Olur?

Uyusun da büyüsün diye ninniler ile salladığı günler dün gibi aklındaydı. Evet yavrucuğu günbegün büyüyordu ve günler, aylar, yıllar su gibi akıp geçiyordu. Büyütmek değildi  mesele, asıl hayata girince ne yapacağıydı. İnsan hayatta yol aldıkça karşısına çıkan sorular da zorlaşıyordu çünkü. Sessiz düşünceleri fısıltı şeklinde dudaklarından dökülen bir cüme ile çıktı: “Kızımı bu soruları cevaplayacak şekilde yetiştirebiliyor muyum acaba?”

Bu yaz boyunca neler yaptıklarını düşündü. Kızı Gözde, okul kapandığından beri öğlene doğru uykudan uyanıyor, pijamaları ile direkt televizyon karşısına geçiyordu. Evde sıkıldıkça tatile gidelim, havuza gidelim, eğlenceli bir şeyler yapalım istiyordu. Burcu da işiydi, evin sorumluluklarıydı derken arta kalan zamanda kızının isteklerini yapmaya çalışıyordu.

Haftasonu planları, akşam gezmeleri, konserler, eğlenceler... Hiç kendine hitap etmeyen etkinliklere bile gitmişti, sırf kızının yüzü gülsün diye… Koca yaz gezerek, eğlenerek geçmezdi tabii. Eğlencenin yanında biraz çalışmak da gerekiyordu. Annesi, “Biraz kitap okusan ya da test çözsen” dediğinde “Oofff anneee zaten bütün sene bunaldım ders, ders diye...”

Yaz sadece kızının isteklerine ulaşmasını sağlamakla geçmişti ancak kızı hâlâ arkadaş ilişkilerinde zorlanan biriydi. Bir ortama girdiğinde kendini ifade etmekte zorlanıyordu. Ona göre dolu geçen yaz pek işe yaramadı.

Kimsenin Merak Etmediği Soru

Yaz eğlenceliydi ve üstüne boyu uzadı ve güzelleşti de. Gören “Nasıl da büyüttün kızı maşallah sana” diyordu. Maşallah olacak bir durum var mıydı gerçekten ya da büyütmek yeterli miydi? Herkes bedensel olarak büyümesine bakıyordu ancak kimse davranışına bakmıyordu. O ise kendini yetersiz hissediyor ve kızını yetiştiremediğini düşünüyordu .

Günlerdir hatta haftalardır bunun kavgasını veriyordu kendiyle. Her şeyi yapıyor muyum kızım için diye kendini yiyip bitirirken istediği doğru soruya ulaşıyordu sanki. Maddi olarak her tür imkânı vardı kızının aslında asıl problem  onun davranışlarına yön veremeyişiydi. Büyümüş ancak olmamış ham bir meyve gibiydi kızı.

Kimsenin merak etmek istemediği doğru soru “Büyütmeyi, yetiştirmekten ayıran şey neydi?”  İki kelime hayatın içinde birbiri yerine kullanmamıza rağmen  birbirinden farklı kavramlardı.

Birisi bedensel olarak somut olarak yaşanan bir değişimdi. Diğeri davranışsal olarak gelişen soyut bir farklılaşmaydı. Birinde verdiklerimizle yiyor içiyor boylanıp poslanıyordu yavrumuz. Ya diğeri yetiştirme ne zaman oluyordu?

Kendini en çok ne zaman yetişkin hissetmişti mesela...

Üniversite zamanı az bir bursla okulunu bitirmeye çalışırken…

Almak istediği birçok şeyden vazgeçerken…

Yokluğun tadını aldığında ve o yokluğu yönettiğinde kendini yetişkin hissetmişti.

Arkadaş ilişkilerinde özgüveni gelmiş, okuldaki başarısı yükselmişti.  Kimsenin elle tutulacak şekilde gördüğü somut bir şey yoktu ya da aslında çok şey vardı…Anne babası büyütmüştü onu tüm imkanlarını vererek. Üniversiteyi kazandığında ailesi iflas etmiş bir çeşit kıtlık dönemi yaşamıştı. Yetiştirilmesini, üniversite sürecindeki hayat okulunda tamamlamıştı.

Yetiştirmek yoklukla, hayırları duymakla oluyordu demek…

Ömürlük Ninni

Uyusun, yesin, alsın ve  büyüsün…

Uyumasın, yemesin, almasın  ve yetişsindi cevap!

Kızının yetişebilmesini de istiyordu. Sadece yeni bir eğitim öğretim yılına başlamanın ötesinde hayat okulunda  yetişmeye de başlayacaktı.

Henüz nasıl çözümler üretebileceğinden emin değildi.

Onu çözüme ulaştıracak doğru sorudan ise çok emindi.

Artık ninninin sözleri değişiyordu;

Uyusun da büyüsün

Büyüsün de yetişsin

Yetişsin de kendi ayakları üzerinde dursun

Tıpış tıpış yürüsün benim yavrum

diye mırıldandı hafif bir tebessümle.

Büyütmek ve yetiştirmek en çok karıştırdığımız iki kavram…

Bizler çocuklarımızı eğitim hayatı ile okullarına gönderirken hayat okulundan da yetişkinlik diploması almaya hazırlasak ne güzel olur değil mi?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (6)

  • Ecrin Görgülü dedi ki

    8 Ekim 2026

    Büyümüş ama olmamış ham bir meyve gibi olmak tam tabiri…
    Hayır” duymayan nesiller büyütüp yetiştirememek… Sanırım en büyük sorunumuz şu an bu. Bu yazı vesilesiyle bir farkındalık oluşması dileğiyle …

  • hzl dedi ki

    8 Ekim 2026

    Bugünün çocuklarının en büyük problemi çok fazla imkanlarının olması. Her istediklerine istedikleri anda ulaşabiliyorlar. Bizim çocukluğumuzda çizgi filmlerin bile saati vardı, istemesek de beklemek zorundaydık.
    İmkansızlık, sabretmeyi öğrenmek ne büyük bir nimetmiş meğer. Nasıl da geliştiriyormuş insanı...
    Umrarım bizler de doğru davranışları sergiler ve çocuklarımızın bu dünyaya faydalı olacak yetişkinlere dönüşmesinde pay alabiliriz.

  • Berra dedi ki

    8 Ekim 2026

    Büyümek mi yetişmek , yetiştirmek mi ? Ne güzel kavram

  • Selma Esra dedi ki

    8 Ekim 2026

    Kavramlar ve anlamları... Kavrama verdiğimiz anlamla algılıyor ve o algıyla davranıyoruz... Kavramın içeriği gerçeğini bulamamışsa biz de algıladığımız şeyde gerçeklik bulamayız ve verdiğimiz tepkiler de gerçeğe uyumlu olamaz... İşte hikayede olduğu gibi insan yetiştirdiğini zannederken sadece büyütüyor olabilir...

  • Nesrin U dedi ki

    8 Ekim 2026

    Umarım yavruları doğru şekilde yetiştirmek nasibimiz olur... Doğru kararları, doğru zamanlarda vererek ..

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    13 Ekim 2026

    Hepimiz çocuklarımızı okula gönderirken ayrıca yetiştirme ile de ilgilii bir amacımız olsa keşke ...
    O zaman gerçekten hayat okulu her yönden fayda sağlar
    teşekkürer

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.