Gölgeli Sessizlik

Gölgeli Sessizlik

Gölgeli Sessizlik

2 dk okuma

Bazen bir dostluğu bitiren şey büyük bir kavga değil, söylenmeyen tek bir cümledir.

Kütüphanenin yüksek tavanları altında yankılanan tek şey klavye sesleriydi. Gece, kampüsün üzerine ağır bir örtü gibi çökmüş; floresan ışıkları masaların üzerindeki kitapları ve yarım kalmış cümleleri aydınlatıyordu. Sema, ekranına uzun uzun baktı. Tez başlığı oradaydı, fakat sonucu yarım kalmış deneyler yüzünden ilerleyemiyordu.

Büyük bir iç sıkıntısıyla karşı masaya baktı; orada Ceyda’yı görmeyi umuyordu, fakat o yoktu.

İkisi üniversitenin ilk yıllarından beri yan yanaydılar. Aynı dersler, aynı hocalar, aynı hayalleri paylaşmışlardı. Okulun başında her şeyi “Birlikte atlatırız.” demişlerdi. Öyle de olmuştu… Ta ki tez hazırlama sürecine gelene kadar.

Sema, tez sürecinde sıkıştıkça Ceyda’dan yardım beklemeye başladı. Kaynak önerileri, en azından bir paragrafı birlikte düzeltmeyi, “Nasıl gidiyor, deneyler sonuçlandı mı?” diye sorulmasını… Bunları yüksek sesle istemedi. Çünkü dostlukta bunların söylenmesine gerek olmadığını düşünüyordu. Ceyda’nın zaten fark edeceğine inanıyordu. O yüzden sessizce bekledi.

Ama Ceyda bu kez fark etmedi.

Ceyda kendi tezinin içinde kaybolmuştu. Teslim tarihi yaklaşırken “Yetişecek mi, olacak mı?” kaygısıyla boğuşurken bambaşka bir gündem çıkmıştı karşısına; kendi yorgunluklarıyla mücadele ediyordu. Sema’nın zihninde yazılan senaryodan haberi yoktu.

Sema için kırılma süreci tam da burada başladı.

Yardım gelmedikçe daha çok bekledi. Bekledikçe sessizleşti. Sessizleştikçe içinde birikenler çoğaldı.

“Yanımda olmalıydı,” dedi kendi kendine.

“En azından bir kez sormalıydı…”

Ama bu cümleler Ceyda’nın kulağına hiç ulaşmadı. Sema onları kendi içinde büyüttü. Ceyda yardım etmedikçe Sema’nın tepkileri arttı: Arada yazdığı mesajlara geç cevaplar, kısa cümleler…

Ceyda ise ne olduğunu anlamıyordu. Sema’nın tepkilerine anlam veremiyor, zaten yoğun ve zor bir süreçten geçiyordu.

Tez teslim tarihleri geldi. Sema, tüm zorluklara rağmen tezini teslim edebildi. Savunmadan çıktığında derin bir nefes aldı. Gözleri istemsizce Ceyda’yı aradı, ama onu göremedi.

Bir süre sonra birilerinin adını andığını duyunca dikkat kesildi. Ceyda’nın annesinin ciddi bir sağlık problemi çıktığını, bu yüzden bir süredir okula gelemediğini ve tezini de teslim edemediğini öğrendi.

O an kendine çok kızdı.

“Bana yardım etmiyor, beni önemsemiyor,” diye düşündüğü günlerde, aslında Ceyda’nın onun desteğine ihtiyacı olduğunu fark etti. Büyük bir üzüntüyle arkadaşını aradı. Bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sordu. İçini derin bir pişmanlık kapladı. Nasıl olmuştu da böyle bekler hâle gelmiş, zihninde yanlış senaryolar yazmıştı?

İnsan, başkasından bir şey beklemeye başladığında, onun da kendi zihnindekileri bildiğini varsayar. Oysa kimse söylenmeyeni bilemez.

Beklenti dile gelmediğinde kırgınlığa dönüşür.

Sessizlik uzadığında mesafe olur.

Yanlış varsayımlar ise en güçlü dostlukların bile arasına gölge düşürür.

Oysa gerçek ilişkiler açık ve anlaşılır olmalı değil midir?

“Sesin çıkmadı, bir terslik mi var?” demeyi,

“Bana ihtiyacın var mı?” diye sormayı

ya da “Sana ihtiyacım var.” diyebilmeyi hak etmez miyiz?

Çünkü en derin kırılmalar,

yüksek sesle söylenenlerden değil,

sessizce beklenenlerden doğar.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (62)

  • Cansu M. dedi ki

    16 Mart 2026

    İnsana zanları çok zarar veriyor gerçekten. Kaleminize sağlık

    • Aylin Çelik dedi ki

      2 Nisan 2026

      Çok doğru. İnsan hep kendi iç dünyasında kendi kendine konuşur ve zanneder ki, beni anlayacaklar. Kendi zannıyla hareket eder durur sonra. En büyük hatasıda beklemek olur. Hem kendisini üzer, hemde karşısındaki insanı üzer hale gelir. 2 taraflı kayıp olur.
      Bir bilse insan beklemenin zararını:)
      Kaleminize sağlık.

  • ÖZLEM SUNAREL dedi ki

    16 Mart 2026

    İnsanoğlu, beklentiye girdiğinde ne kadarda yanılıyor. Ne kadar da mutsuz oluyor.
    Oysa ki samimiyette, gönülden ve fiziken bir yakınlık vardır.
    Ve yakın olanlar birbirleri hakkında hep iyiniyetli düşünür.

    Yazınız ile beklentimizle etrafımızda olan ne çok şeyi kaçırıyoruz, bir kez daha hatırladık.

    Çok teşekkürler

    • Demet K. dedi ki

      27 Mart 2026

      Değil mi? Beklenti ve mutluluk aynı karede yer almıyor...

      • Çiğdem dedi ki

        3 Nisan 2026

        Belki beklentimiz doğru yere koyarsak ikisi aynı karede buluşur.

    • Maya Muhamova dedi ki

      2 Nisan 2026

      Bazen insan beklediğini söylemeden karşı tarafın anlamasını ve ona göre davranmasını ister... Ne yazık ki bu çok yıpratıcı ve bencilce olur.
      Anlaşılmak isterken kendinden uzaklaştırıyor. Oysa çok basit olan ne istediğini belirtmekti.

    • Tuba dedi ki

      3 Nisan 2026

      Samimiyeti kaybedince o zaman insan ilişkilerinde bencillesiyor sanirim:)

  • tamar yaramyan dedi ki

    16 Mart 2026

    İnsan zihnindekine tepki veriyor değil mi?
    İnsanın zihnindeki ile gerçekler arasında da fark olunca - mevzu kopuyor....

    Kopanları anlamak, ve kopmaması için zıddında çaba göstermek için - haydi yola devam :)

  • Ebru Karaoğlan dedi ki

    16 Mart 2026

    Çünkü en derin kırılmalar, yüksek sesle söylenenlerden değil, sessizce beklenenlerden doğar... ne kadar güzel bir cümle. Elinize sağlık

  • Berra dedi ki

    16 Mart 2026

    İletişimimizde açık , net olmanın önemini bi kez daha gördük …

  • Maya Muhamova dedi ki

    16 Mart 2026

    Yazarın eline emeğine sağlık.
    Neredeyse aynısını yaşadım😞
    "Şimdiki aklım olsaydı" derler ya... Şimdiki aklım olsaydı farklı davranırdım, beklentiye girmezdim. Her hatadan ders çıkarabilirsek bir daha neyi yapıp yapmayacağımızı öğrenmiş oluruz🪷

    • Binnur Çakır dedi ki

      2 Nisan 2026

      🤍

  • Hülya Mizrap dedi ki

    16 Mart 2026

    Ne güzel yazıldı🌸 teşekkür ederim

    Sana ihtiyacım var! İhtiyacın varmı! Varsa buradayım. Bunu söylemek veya fark edip sormak ne güzel bir hak ediş😊🤍

    Ne mutlu sorabilene ve fark edene 🌷

    • Berra dedi ki

      3 Nisan 2026

      En derin kırgınlık sessiz beklentilerden.

    • Çiğdem dedi ki

      4 Nisan 2026

      Belki beklentimiz doğru yere koyarsak ikisi aynı karede buluşur.

  • Feride Didem dedi ki

    16 Mart 2026

    Çoğu ilişkiyi çatırdatan şeydir beklenti..
    Beklenti hep başkalarının bizim sorunlarımı görmesi, destek olması olduğunda karşimizdakinin neye ihtiyacı olduğunu göremiyoruz. Sonuç işe değişmeyen yegane şey; kırgın kalpler, anlaşmazlıklar...

  • hayal ersin dedi ki

    16 Mart 2026

    Yanımda olmalıydı bir kez sormalıydı!
    Gibi cümlelerle ne kadar çok zaman kaybettik hayatımızda..

    • Ebru Karaoğlan dedi ki

      27 Mart 2026

      Sadece Zaman kaybı da değil değmeyecek şeyler için çok fazla insanda kaybettik maalesef...

    • Rumeysa Gökkaya dedi ki

      27 Mart 2026

      Beklenti herkesi yorar

    • Özlem K dedi ki

      3 Nisan 2026

      Beklemeyelim, adım atalım 🌺

      • Tuba dedi ki

        13 Nisan 2026

        İnsan bekledikçe aslında hayat bekledigi sonucu vermiyor insana....Adım atmak o yüzden çok önemli.

  • Tuba dedi ki

    16 Mart 2026

    Zannettiklerimiz ilişkilerimize zarar veriyor. Zannettiğimiz şey GERÇEK ile karşılaşınca geriye sadece pişmanlık kalıyor.

  • Şevval dedi ki

    16 Mart 2026

    Beklenti dile gelmediğinde kırgınlığa dönüşür.
    Sessizlik uzadığında mesafe olur.
    Oysa gerçek ilişkiler açık ve anlaşılır olmalı değil midir?..
    Emeklere sağlık:)

  • Nihal Baki dedi ki

    16 Mart 2026

    İlişkileri ayakta tutan en önemli şeylerden biri açık olmaktır. Sıkıntısını saklayıp anlaşılmayı beklemek çoğu zaman sadece hayali kırıklığına sebep olur. Çok güzel ve düşündürücü bir yazı olmuş🌼

  • Selim dedi ki

    16 Mart 2026

    Beklenti tüm seyri belirler.😌

  • Binnur Çakır dedi ki

    16 Mart 2026

    Çünkü en derin kırılmalar,
    yüksek sesle söylenenlerden değil,
    sessizce beklenenlerden doğar...

    Çok etkileyici bir yazı olmuş kaleminize sağlık.

  • Filiz yücetepe dedi ki

    16 Mart 2026

    Ah ah insanoğlu kafasının içinden geçenlerin okunmadığını ne zaman fark edecek. Varsayımlarla hareket edeceğimize bir söylesek herkesin ihtiyacı görülecek.
    Günlük yaşantımıza çok güzel bir farkındalık veren bir yazı olmuş

  • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

    17 Mart 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş.Emeğinize sağlık. Beklenti ne kadar önemli...Mutluluğumuzu mutsuzluğumuzu belirleyebiliyor hatta ve hatta bazen bilinç açıklığımızı etkileyip farkındalığımızı azaltıyor

    • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

      2 Nisan 2026

      Farkındalığı azalınca karşı tarafı algılayamaz hale geliyoruz
      Anlamıyor olmak duyarsız olmaya neden oluyor gerçekten dediğiniz gibi

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    17 Mart 2026

    Emeğinize sağlık🥰
    Samimi ilişkilerde beklediğimiz anlaşılır olmak değilmidir? Beklemezsin sormasını, sen ararsın. Aklıma geldin? nasıl gidiyor? Neler yapıyorsun? İyi misin? Aramak senin aklına düştüyse boşuna değildir?

  • Havva Çelenk dedi ki

    17 Mart 2026

    Sürekli karşımızdan bekleyip zihnimizi bir kurdun oyması gibi oymak değil de, "Hayırdır hiç sesin çıkmıyor, Nerelerdesin?" diyebilmek. Samimiyet içtenlik ne kadar önemli. Kaleminize sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş.

  • Mihrican Baki dedi ki

    17 Mart 2026

    İlişkilerde beklenti çok kilit bir mesele, iliskilerimize dolayısıyla direk mutluluğumuzu olumsuz etkiliyor. Teşekkürler guzel yazı için

    • Büşranur Gök dedi ki

      2 Nisan 2026

      Açık olmadan anlaşılmayı beklemek, çoğu kırgınlığın görünmeyen sebebi.

  • SinemK dedi ki

    28 Mart 2026

    Bekledikçe büyüyen, söylemedikçe ağırlaşan şeyler var ya… insan bir de herkes kendi derdindeyken karşı tarafın da onu fark etmesini bekliyor. Sonra anlıyorsun ki mesele ilgisizlik değilmiş aslında konuşulmayanlar büyüyüp araya giriyormuş… bunu çok iyi hissettiren bir yazı olmuş 👏🏻

  • Yeşim Y. dedi ki

    29 Mart 2026

    Söylenmeyen her cümle, araya örülen bir tuğla gibi oluyor. İletişimin bittiği yerde de zihinde yanlış senaryolar dönmeye başlıyor. Beklemek yerine açıkça konuşmanın kıymeti ve netlik ne güzel kaleme alınmış.

    Emeğinize sağlık 💐

  • Selma Yılmaz dedi ki

    1 Nisan 2026

    Tam da böyle bir evredeyim arkadaşımla. Sorularıma cevap oldu. Çok teşekkür ederim…

  • Refika Altuntaş dedi ki

    2 Nisan 2026

    En yakınımızda olan insanları gerçekten anlıyor muyuz? Aslında günlük yaşamda sık karşılaştığımız bir problem. Anlamadan anlaşılmayı bekliyoruz…

  • Sevtap Bal dedi ki

    2 Nisan 2026

    Çok güzel bir yazı olmuş... İnsan kendini anlatmadan anlaşılmayı bekliyor nedense... Aslında neden böyle bir beklentimiz var düşünmek lazım...

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    2 Nisan 2026

    Beklenti insanı nasıl anlaşılmaz hale getiriyor değil mi ?

  • Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki

    2 Nisan 2026

    Uzun süre biri hakkında zihnimizde başka bir şeyler varken onla bakılıyor konuşuyoruz ana bir de bakıyoruz ki o kişi aslında bizi hiç duymamış, görmemiş yani bizi hiç anlamamız çok acı değil mi?

  • Büşranur Gök dedi ki

    2 Nisan 2026

    İlişkide netlik cesaret ister. Söylemeden anlaşılmayı beklemek değil, açık olmak bağı güçlendirir.

  • MELİKE KIZILKAYA dedi ki

    2 Nisan 2026

    İnsan önyargılarını kaldırdığında aslında sandığı şeyin sandığından ne kadar da farklı olduğunu, karşısındakine ne çok haksızlık ettiğini görebiliyor. Olayların detaylarını ve doğruluğunu bilmeden fikir üretmemenin gerekliliğini anlatan harika bir yazı olmuş. Emeği geçenlerin ellerine sağlık...

  • Zümrüt Ertunk dedi ki

    2 Nisan 2026

    Ahh insanoğlu kaç kere aynı kuyulara düştük. Bir daha yapmayacağım diyip en yakınlarımıza bile böyle gönül koyup mesafeleri açtık…
    Sonra geri dönmesi çok zor oluyor.
    Kendimizden bekleyip, bekleneni yapalım ilk adımı biz atalım😇

  • Merve Topaloğlu dedi ki

    3 Nisan 2026

    İnsan hep anlaşılmamaktan şikayet eder peki anlamak için ne yapar ?

  • Özlem K dedi ki

    3 Nisan 2026

    Kıymet beklediklerimize kıymet vermemiz gerekiyor 🫶

    • Esra Bal dedi ki

      8 Nisan 2026

      İnsan ne ekerse onu biçer gibi değil mi:)
      Beklersen daha çok beklersin:)

  • Cemre dedi ki

    3 Nisan 2026

    İnsan hayatın içinde karşısındakindem bekledikçe kendi ortaya birşey koymaya çalışmıyor. O beni arasın, o beni sorsun, ilgilensin isteğim arttıkça ben bunları karşı tarafa gerçek anlamda vermediğimin farkına varamıyorum. Ve ilişkide bu küçük detaylar büyük problemler getiriyor.

    • Refika dedi ki

      7 Nisan 2026

      Çok doğru

    • Dilek Aytemiz dedi ki

      22 Eylül 2026

      Kesinlikle… Bazen bir cümleyi zamanında söylemek, uzun yıllar sürecek bir kırgınlığı önleyebilir. İnsan ilişkilerinde anlaşılmayı beklemek kadar, kendini anlaşılır ifade etmek de önemli.

  • Nesrin dedi ki

    3 Nisan 2026

    İnsan kendinden taraf olduğunda zanları da yanlış olabiliyor. Ve bu yanlış zanlar insanı yanlış yönlendiriyor. Ama adaletli değerlendirme yapabilirse o zaman kendinin de doğru ve yanlışlarını görür.

  • Salih dedi ki

    7 Nisan 2026

    Beklenti insanın kafada kuruduğu yer gerçekten

  • neslihan duman dedi ki

    7 Nisan 2026

    Beklentide olan kişi beklediği şeye ulaşamayınca, mağdurum psikolojisine girerek karşı tarafı çok yıpratabiliyor...
    Kaleminize sağlık .

    • Tuba dedi ki

      21 Eylül 2026

      Aslında her beklenti insanı tepkisel yapıyor gibi...

  • Gülnaz D. dedi ki

    7 Nisan 2026

    İnsan beklentileriyle kendini mutsuz ediyor. Farkındalık uyandıran bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık :)

  • Maya Muhamova dedi ki

    8 Nisan 2026

    "Beklenti dile gelmediğinde kırgınlığa dönüşür" bu çok önemli bir bilgi ve maalesef çoğumuz bunu bilmiyoruz.
    "Sana veya yardımına ihtiyacım var" diyebilmek güçsüz olduğumuzun göstergesi değil.
    Biz çoğu şeyi yanlış öğrenmişiz 😏
    Bunları kırabilmeyi dilerim 🦋

    • Nesrin dedi ki

      27 Eylül 2026

      Evet, maalesef çoğu şeyi yanlış öğrenmişiz. Ama hala nefes alıyorsak düzeltmek ve yanlışları doğrularıyla değiştirmek de elimizde.

  • Yağmur dedi ki

    14 Nisan 2026

    Sema'nın başkasından beklediği yardım gelmese de kendine yardım etmiş ki projesini bitirebilmiş. Böylece hemen arkadaşını arayabildi. Onun yardımına koşabildi.
    Öyleyse insan kendine yardım ettiğinde, başkasına da yardım edebilir hale geliyor diyebilir miyiz?
    Emeğinize sağlık...

  • Tuba dedi ki

    21 Eylül 2026

    Kendimiz gibi karşımızdakini sanmak bizi çok yoruyor. Birilerinin bizi düşünmesini beklerken çok vakit kaybediyoruz. Ve beklentimiz karşilanmadigindada değersizlik hissine kapılıyoruz. Kendimizden bir şeyler bekleyip harekete geçtiğimizde ise hayatt daha mutlu oluyoruz.

  • Ayşe B. dedi ki

    21 Eylül 2026

    Bu yüzden uufacık bir problem uzun yıllar süren ilişkilere zarar veriyor.

  • Dilek Aytemiz dedi ki

    22 Eylül 2026

    Çok anlamlı bir yazı… Kaleminize sağlık. Bazen kırgınlığın sebebi yapılan değil, yapılmasını bekleyip söylemediğimiz şeylerdir. İnsan, karşısındakinin kendi içindeki cümleleri bildiğini sanıyor. Oysa ilişkiler, beklentilerle değil; açıkça söylenen ihtiyaçlar ve samimi iletişimle güçleniyor.

  • ASU dedi ki

    23 Eylül 2026

    Açık iletişim kurmak hem zandan kurtarır hem de emek verdiğimiz ilişkilerin bozulmasını önler :)

  • Nesrin dedi ki

    27 Eylül 2026

    Zanlar kişinin kendisiyle ilgili. Oysa ki gerçek başka türlü çıkabiliyor. Bizim dışımızdakileri değerledirirken, yargılarken, yorumlarken bunun farkında olarak yapsak belki kırgınlıklar, küslükler hiç olmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.