DİPLOMA VAR AMA HAYAT BİLGİSİ YOK: Çocuklara Hayat Becerisi Nasıl Kazandırılır?

DİPLOMA VAR AMA HAYAT BİLGİSİ YOK: Çocuklara Hayat Becerisi Nasıl Kazandırılır?

DİPLOMA VAR AMA HAYAT BİLGİSİ YOK: Çocuklara Hayat Becerisi Nasıl Kazandırılır?

3 dk okuma

Yeşil çarşafın üzerindeki peluş yastıkları yan yana koydu. Odayı havalandırmak için pencereyi biraz araladı. Etrafın düzenli ve temiz olduğunu kontrol ettikten sonra odadan çıkıyordu ki kızının saat sekize kurulu olan alarmı çaldı. Kendi gideli birkaç gün olmuştu ama izleri hâlâ odasındaydı. Nigâr da kızı Esra’nın bıraktığı izlere bakarak mutlu oluyordu.

Mükemmel Bir Gelecek Hazırlamak

Günler önce kızını üniversite okumak üzere Kanada’ya göndermişti. Onca zaman harcanan emekler gözünde canlandı.

Yıllardır en iyi eğitimi alması için uğraşıyordu. Özel dersler aldırıyor, onu her anlamda donatıyordu. Derslerde iyi olsa da sosyal ortamda özgüven sorunu yaşayınca spor, müzik gibi alanlarla destekliyordu.

Kaliteli bir eğitim ile hayatta her şeyi başarabileceğini düşünüyordu kızının. Evle ilgili ufak tefek işlerle onu meşgul etmiyordu.

Koşturmalı bir yolculuk, istediği üniversite ve bölümle nihayete ermişti. Kanada’da yaşayan uzaktan bir akrabası sayesinde evi ve eşyaları her anlamda hazırdı. Kızının hesabında ihtiyaçlarını gidermesi için yüklüce bir para da bulunuyordu.

İlk seferinde babası ona eşlik ederek yerleştirip gelmişti. Bunları düşünürken göğsünü şişirerek derin bir nefes aldı. Her gün kahvaltısını ve ütülü kıyafetlerini hazırlayıp okula gönderdiği gibi “tamam” hissediyordu kendini.

Peki gerçekten tamam mıydı? Eksiksiz miydi her şey?

Salona geçip günün kalanını planlamak istedi. Nigâr’ın kızı dışındaki hayatı da koşturmalı ve yoğundu. Toplumsal birçok etkinlikte rol alır, özellikle de kız çocuklarının okumasıyla ilgili projelere aktif katılırdı. Önümüzdeki günlerde de bazı toplantıları vardı. Ajandasını açıp o gün ne yapılacağına bakacaktı ki birden telefon çaldı. Arayanın Esra olduğunu görünce sevindi.

Heyecanla açtı telefonu.

Esra ağlıyordu:

— Anne, ben çok kötüyüm. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Hiçbir şey yapamayacak gibi hissediyorum.

Nigâr önce duygulandı, gözleri doldu. “Özledi, ailesinden uzak kalmaya dayanamadı” diye düşündü.

— Yavrum, sakin ol bir. Niye öyle düşünüyorsun ki? Sen neler başardın, niye yapamayasın?

Eksik Kalan Şey: Hayat Becerileri

Ama Esra’nın devamı bambaşkaydı:

— Anneciğim… Evde ne yapacağımı bilmiyorum. Dışarıdan yemek yemekten sıkıldım. Sevdiğim bir şeyleri kendim yapmak istedim ama çok zorlandım… Bir yumurta kırıp menemen yapmak istedim… onu bile yapamadım…

Bir an durup kaldı Nigâr.

Böyle şeylerin olabileceğini düşünmüştü ama ev işi dediğin neydi ki… Hemen halledilir sanmıştı.
Yıllarca kızının daha iyi bir eğitim alması için onun yerine her şeyi kendi halletmişti. Kızının elini sıcak sudan soğuk suya sokmamıştı. O an, şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemedi.

Gerçekle Yüzleşme

— Anne, orada mısın?

Kızının sesiyle irkildi.

— Buradayım… evet buradayım kızım… Düşünüyordum… Ben hep senin iyiliğini düşünüp rahat ettirmek istemiştim…

Yıllarca kızına her türlü özel dersi aldırmıştı: logaritma, bale, piyano… ve daha neler neler…

Ama öğrendiklerini mutfakta ya da çamaşırda kullanamıyordu kızcağız.

Notalarla bulaşık yıkanmıyordu.

Parmak ucunda ev süpürülmüyordu.

Üniversiteye götüren ama hayata geçirilemeyen bilgilerle donatmıştı onu.

Oysa bir insanın kendi kendine yetebilmesi gerekiyordu. Tek başına kalınca ayakta durabilmesi gerekiyordu. En önemli hayati gereklilikleri verememişti kızına.

Esra da hayatında şu anda olumsuz giden her şeyden annesini sorumlu tutuyordu.

Okulda bir terslik oluyordu, annesini arayıp ağlıyordu.

Yemek yaparken elini yakıyordu, suçlu annesiydi.

Evi toparlayamadığında yine annesini arayıp öfkesini ona yöneltiyordu.

Erkek arkadaşından ayrıldığında bile suçlu annesiydi…

Nigâr, kızını yurt dışına gönderirken tüm emeklerinin karşılığını aldığını sanmıştı.
Ama şimdi… her şeyin kâğıttan bir kule gibi yıkıldığını görüyordu.

Diploma mı, Hayat Bilgisi mi?

Nerede yanlış yapmıştı?

İnsan evlat yetiştirirken deneyim aktarmakla yükümlü değil miydi aslında?
Bir önceki nesilden öğrendiği gerçeklikleri aktarmak değil miydi görevi?

Nasıl olmuştu da Nigâr, annesinin ona öğrettiği o basit ama hayatı kolaylaştıran şeyleri kızına öğretememişti?


Sevdiklerine güzel yemekler yapmayı…

Evini derleyip toplamayı…

Bir düğmeyi dikmeyi…


Nigâr o an gerçeği tüm açıklığıyla gördü.

Kızına bir gelecek hazırlamıştı…

Ama bir hayat öğretememişti.


Başarıyı diploma sanmıştı.

Hayatı ise müfredatın dışında bırakmıştı.

Ve içinden sessizce şu cümle geçti:

“Diplomayı verdik ama ya hayat bilgisi”

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (50)

  • Berra dedi ki

    4 Mayıs 2026

    Hayat bilgisini müfredat dışı bırakmak …. Ne güzel bir ifade olmuş

  • ÖZLEM SUNAREL dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Yazınız nasılda günümüz aileleri ile evlatları arasındaki ilişkiyi gözler önüne sermiş.
    Aslında etrafa baktığımızda her konuda böyle öyküler karşımıza çıkıyor.
    Çocuk büyütmek değil yetiştirmenin önemini hatırlatıcı yazınız için çok teşekkürler

  • Özlem K. dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Yazılı metinler önemli ama hayat her zaman yazılı metin ile sunmuyor yapılacakları .....

  • Çiğdem dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Çocuklar eskiden hayatım bir şekilde içindeydi. Bu da daha az logaritma bilen ama hayata karşı daha becerikli olmalarını sağlıyordu. Şimdi ise en temel becerilerden yoksun ama bir sürü teorik bilgi ile yetişkin oluyorlar hazırlıksız şekilde.

  • Esin Ersin dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Gerçek eğitim hayata hazırlamak değil mi oysa?

    • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

      24 Eylül 2026

      Hayat becerisi kazanmak kazandırmak.

  • Büşranur Gök dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Soluksuz okuduğum bir yazı oldu. Ne kadar çok şey anlatıyor. Yaptığımız her şeyi daha iyi olsunlar diye yaparken aslında onların yollarının ortasına nasıl taşlar diziyoruz, yıllar sonra o taşlar geçilmesi zor kayalara dönüyor.

  • Nihal Baki dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Sınavlarda yaptıkları yüksek netler çocuklarımızı iyi birer öğrenci yapabilir. Ama temel yaşam becerilerini öğrenemediklerinde daha güçlü ve mutlu bir insan olmaları zorlaşır. Trigonometri çözen ama yumurta kıramayan bir nesil olur o zaman . Garip garip işler :)

    • Binnur dedi ki

      12 Eylül 2026

      Kesinlikle öyle. Oysa hayat bambaşka bir yer.

  • Selma dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Küçümsedik o hayatın temel ihtiyaçlarını... Annem yapıyorsa ben de yaparım ne olacak dedik ama hiç öyle olmadı... Okullardaki stajlarimizı canla başla yapmaya çalıştık ama hayatın stajını es geçtik...Esra üniversite çağında bu gerçekle karşılaşmış çok şükür.. 30-40-50'sine gelmiş versiyonları da var bunun...Hiç bir şey için geç değil elbette sadece daha fazla zorlanarak olacak...

  • Ebru Karaoğlan dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Annemin cümleleri kulaklarımda çınlıyor... Diploma bez tutmayı öğretmez derdi... Çok uğraştı okuyalım meslek sahibi olalım diye ama önce bez tutmayı, sofra kurmayı öğrenin sonra diploma demişti... Kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş...

    • Selma Esra dedi ki

      20 Mayıs 2026

      Gerçek yetiştirme evde oluyormuş:)

    • Selma Yılmaz dedi ki

      9 Temmuz 2026

      Bu maalesef çoğumuzun sorunu. Yemek yapmayı, temizlik yapmayı evlendikten sonra öğrendim. Çok zorlandım. Şimdi çocuğuma öğretiyorum ki yarın o da zorlanmasın…

      • Selma Yılmaz dedi ki

        24 Eylül 2026

        Evet çocuğuma öğretiyorum demiştim; ama en yakınlarımın eleştirisine maruz bırakıldım.
        “ Bu yaştaki bu çocuğa bu işler yaptırılır mı? Onun okulla ilgilenmesi gerekiyor! Üstelik bu erkek çocuğu!”

        Tabii ki dinlemiyorum ve yoluma devam ediyorum:)

  • Rıfkı dedi ki

    5 Mayıs 2026

    İnsanlar genelde kendilerini hayata hazirladiklarini zannedeler. Peki ya hakikaten hayata hazirlanmak neydi ki? İnsanligin unuttu sey de bu maalesef

  • Yeşim Y. dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Diploma bir sonuçtur ama hayatı öğretmez. Gerçek başarı, hayatın her alanında çözüm üretebilme marifetidir.
    Belki de en çok atlanan ama en kıymetli detay da bu. Güzel bir hatırlatma, kaleminize sağlık.💐

  • Aylin Çelik dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Ne kadar çok bu yanılgıda çocuklar yetişiyor. İnsanın zanları ve istekleri. Gerçek ihtiyacımız neydi ? Sorusu dolandı kafamda. Hayat okulu okunması gereken ve ögrenilmesi gereken ilk okuldu bunu unuttuk. :(

  • Ceylan dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Neredeyse bir nesil böyle geldik bu güne. Halbuki okulda yıllar akıp giderken belki günlük 20 dakikalık hayatın içindeki gerçek bir rutin geleceğini kolaylastirmasina yeter bir öğrencinin...
    Peki o öğrenci bunu duyduğunda yapmaya yüreği var mı? :)

  • Feride Didem dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Yazılanlar çok haklı. Okulda hayatın içinden birçok konuyu öğrenemiyorum. Mezun olduktan sonra bile iş hayatında işi öğreniyoruz, okurken değil. Burada işin en büyüğü ebeveynlere kalıyor.
    Bu noktada hayatta güçlü bir duruş sergileyebilen çocuklar yetiştirmek için onları hayata karıştırmak, gündelik hayatın içinden sorumluk vermekten geçiyor..

  • Şevval dedi ki

    5 Mayıs 2026

    İnsan evlat yetiştirirken deneyim aktarmakla yükümlü değil miydi aslında?...
    Maarifet nasıl kazanılırdı..?
    İmkan mı imkansızlık mı bizi yetiştiştirendi..?
    Ellerinize sağlık..

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Emeğinize sağlık 🪻
    İnsan evlat yetiştirirken deneyim aktarmakla yükümlü değil miydi aslında?
    Evlat yetiştirirken hayatın içinde yaptıklarımıza onları dahil etmemiz aslında onlarda öz güvenide geliştiriyor. Kızının bazı tatlıları senden daha güzel yaptığını görmek, sofrayı kurmaya yardım etmesi. Bulaşıkları toparlaması, temizliğe yardım etmesi. Sürekli hayatın içinde yaşama devam etmek için yaptığımız işlere yabancı olmaması onu daha güçlü bir birey yapar. Aynı şekilde oğlunun çöpleri atması, market alışverişi yapması, evin köşesindeki manavdan daha güzel sebze nasıl alınırı öğrenmesi. Hayatın içinde yaşam için sürdürdüğümüz en basit şeylere vakıf olmaları onları daha marifetli bireyler yapar.

  • Ayten Dönmez dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Ve Esra, aslında ömründe ortalama 20 yıl kullanacağı alan için bir ömür çıraklık yaşayacağı başka bir sürü alanlar oluşturduğunu fark edecekti... Ertelenen her şey gibi bu alanların çıraklığının acısı da daha büyük olacaktı...

  • Reyhan dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Keyifli bir yazı olmuş emeklerinize sağlık, hikayede kendimi gördüm sanki sadece isimler değişik hikayelerimiz benzer …
    Hayat sana istersen kendi rızanla istersen zorunlu kılarak yapman gerekenleri yaptırıyor :) en iyisi öne çekip küçültmeliyiz hayat bilgisi derslerimizi :)

  • Hülya Mizrap dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Okurken zihnimde çanlanan hayatlar oldu… benzer durumları yaşayıp ve “annem öğretseydi” diyen cümleler… peki insan hiç düşünmez mi! Bir insan çabalarken dur bulaşığı ben yıkayayım, bugün keki sizin için yapmak isterim… diye biz olabilmek ve okurken birde hayatin içinde de becerikli olmaya çalışabiliriz… merak ve öğrenmek ne kıymetli 🌸

  • Cansu M. dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Günümüzde en sık karşılaşılan sorunlardan biri... İnsanın küçük zannettiği meseleler aslında neleri inşaa ediyor... Kaleminize sağlık 🌸

  • Binnur dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Hayat bir yolculuksa eğer, çantamıza aldığımız bilgiler en çok ihtiyaç duyacağımız bilgiler olmalıydı...

    • Nihal Baki dedi ki

      12 Eylül 2026

      Ne güzel bir metafor! Hayat yolculuğunda görünmez bir çantamız var, içine ne koyduğumuz bize kalmış ..

  • Nazan yalım dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Çok güzel bir anlatım olmuş maalesef ki dünya bütünüyle nigarlarla dolu gibi insanoğlunun bunu değiştirmesi için iyi bir eğitimden geçmeli mesela insan tanıma sanatı gibi bir eğitim olmalı insan önce kendini eğitmeli sonra da ebeveyn olmalı ebeveyn olmak zahmet ister bunu herkes bilmeli eğer düzgün bir beyin olmak istiyorsak mutlaka eğitimden geçmek lazım bunun da adı insan tanıma sanatı olmalı

  • Nazan yalım dedi ki

    5 Mayıs 2026

    Mükemmel bir yazı çok beğendim

  • Filiz yücetepe dedi ki

    6 Mayıs 2026

    Çocuklarımız için en iyisini yapmaya çalışıyoruz, en iyisini vermeye çalışıyoruz ,bir yerde onları iyilik yapıyoruz.sanırken Onlara problem çözmenin yöntemlerini öğretmediğimiz için çocuklar yaşarken bizden dışarıda problem yaşıyorlar cebelleşiyorlar. Onların hayatlarına katkı Sadece eğitimde değil marifet kazandırarak da olmalı çok güzel farkındalık yaratan bir yazı olmuş

  • Havva Çelenk dedi ki

    6 Mayıs 2026

    Hayat sadece zannettiğimiz gibi diplomadan ibaret değil.
    "Yaptığın bana ise öğrendiğin kendine".
    Çok güzel söylemişler gerçeği yaşayanlar. Hayatı yaşayarak öğrenir insanoğlu. İnsan geleceğini hazırlarken bunu da hayatın içinde İlmik İlmik örerek ilerler aslında. Aman sadece ders çalış evladım .Sevdiğin yemekler odana kadar gelecek. Sen yeter ki ders çalış büyük adam ol. Hayat sadece bizim bildiğimiz müfredatla ilerlemiyor. Bildiğimiz müfredatta öğrendiklerimizi hayat müfredatı ile birleştiğinde gerçekler yerine oturuyor.
    Kaleminize sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş.

  • Rukiye karahanlı dedi ki

    6 Mayıs 2026

    Önemli olan aldığımız diplomalar değil. Hayattan kendimize kattığımız beceri ve marifetlerimiz.... Gerçekten muhteşem bir yazı olmuş, kaleminize sağlık.

  • melisa dedi ki

    6 Mayıs 2026

    hayatın her alanında diplomamız olduğunda bize saygı duyulacağını düşünüyoruz bazı işleri diplomamız sayesinde kendimiz yapmamız gerekmediğini düşünüyoruz bu evliliklerde de böyle oluyor her şeyi başkası yapsın ben bunun için mi okudum diyebiliyoruz ve bu tarz düşünce ne yazık ki insanların aralarındaki ilişki bağlarını zayıflatıyor farkında olamasak ta. bağ zayıflığını kimse buraya bağlamaz belki ama aslında ne kadar da ilişkili olduğunu yazıdaki karakterin geleceğine bakarak anlayabiliyoruz :))

  • Demet D. dedi ki

    7 Mayıs 2026

    Çocuğunu basite disiplin olarak yetiştirmek ne önemli oysa.

  • Tuğba Akkoca Meclis dedi ki

    14 Mayıs 2026

    Bunu kızıma yaşatmak istemem ama ben bizzat yaşadım. Üniversitede yurtta kalırken el havlumun kullanmaktan ıslandığını ilk defa fark etmiştim. Evde her zaman havuluları düzenli değiştiren hem ev işleri hem dışarıda çalışan fedakar harika bir annem vardı... Çok şaşırmıştım el havlusunun bu kadar hızlı kirlenmesine...

  • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

    26 Mayıs 2026

    Gerçekten çocuk yetiştirirken yaptığımız en büyük hatalardan biri. bu yazıda çok güzel özetlenmiş. Emeğini de sağlık çok İhtiyaç giderebilecek bir yazı olmuş.

  • Sevgi. dedi ki

    12 Eylül 2026

    Nasıl olmuştu da Nigâr, annesinin ona öğrettiği o basit ama hayatı kolaylaştıran şeyleri kızına öğretememişti?
    Nasıl oluyor bu ??? Bunu bir çözmemiz gerek

  • Sevgi. dedi ki

    12 Eylül 2026

    Deneyim transferi en cok ıskaladığımız ama en cokta işimizi kolaylaştıracak olan konu

  • Nihal Baki dedi ki

    12 Eylül 2026

    Ev işlerinde de anneler diploma vermeli :)

  • Neslihan D dedi ki

    12 Eylül 2026

    Bizler çocuk yetiştirirken yaptığımız en büyük yanlış "biz yemek yaptıkta ne oldu sanki onlar bizim gibi olmasın " deyip onları yalnız akademik başarıya yönlendirdik. Onun eli sıcak sudan soğuk değmesin diye bazen kendimizi bile feda ettik. Oysa çocuk yetiştirmek; gittiği yerde yük olan değil, sorumluluklarını yerine getiren yük olan değil, yük alan bireyler yetiştirmektir.

    • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

      18 Ekim 2026

      Gerçekten çok doğru. Her türlü kendine yetebilen bireyler yetiştirmeliyiz.

  • Şeyma dedi ki

    13 Eylül 2026

    Günümüzde yaşanan bir gerçeğe hem ayna olmuş hem de çözümü göstermiş...

    Basit dediğimiz ev işlerinin o kadarda basit olmadığını iş başa düşünce anlıyor insan...

  • Mihrican Baki dedi ki

    16 Eylül 2026

    Aslinda çocukların bu tarz işler icin çocukluk evresinde istekleri oluyor ama orada sabırlı olup öğrenmesini beklemek zor..

  • Abide dedi ki

    16 Eylül 2026

    Hayatta bir mesleği olsun başarılı olsun onuda öğrensin diye diye bağzen hayatın gerçeklerini kaçırabiliyoruz. Evet onları kazanmak önemliydi ama daha önemlisi hayatı öğrenmekti kendi kendine yetebilmekti.

  • Selma Yılmaz dedi ki

    24 Eylül 2026

    Çocuklarını o kadar çok kurslara gönderiyor ki anneler, onlara bakıp hayır yapmayın yazıktır dememek için kendimi zor tutuyorum. Sorarsan evde hiçbir şey yapmıyorlar. İşin sonunda öğrenmeleri çok acı… Yol yakınken fark edebilmelerini diliyorum.

  • Hülya Mizrap dedi ki

    24 Eylül 2026

    Hayatın içerisinde öğreniyoruz işte gerçek olan da tam olarak bu.

  • Havva Çelenk dedi ki

    24 Eylül 2026

    Sadece büyütmek mi yoksa yetiştirmek mi?
    Deneyimlerle çocuklarımızı gerçek hayata hazırlayabilmek.
    Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

  • Hatice nurcan dedi ki

    24 Eylül 2026

    Hayata göre çocuk yetiştirebilmek önemli. Bir dün kendi başına hayatı yaşayabilecek marifet beceride yetiştirmeliyiz çocuklarımızı.

  • Fatma Zehra Kümtaş dedi ki

    24 Eylül 2026

    insanın kendi kendine yetebilmesi gerekiyordu. Tek başına kalınca ayakta durabilmesi gerekiyordu.
    En baslt olandan kendine yetecek kadar öğretmek ve öğrenmek önemliymiş. İhtiyaç olunca kullanmayı bilmek kıymetli.

  • Kıvılcım Özsaraç dedi ki

    18 Ekim 2026

    Büyütmek değilde hayata hazırlamak yani yetiştirmek önemli

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.