
Bir Anlayabilsem
“Hani internette bazı videolar vardır ya… ‘Ben ne söylüyorum… O ne anlıyor?’ Hakikaten bazen eşimle böyle hissediyorum.
Ben diyorum ki: ‘Serhaaat, şu bardağı kirli halde bırakma. Şunları mutfak tezgâhının önüne koyma.’
Peki o ne anlıyor: ‘Aşkım, sen bu bardağı çok güzel bir yere bırakıyorsun. Sanki bu bir sanatçı dokunuşu. Canım sevgilim, bunu her zaman yap olur mu?’
Yok, yani olamaz; başka bir açıklaması olamaz. Ben o sırada evde çığlıklar atıyorum. O, klasik müzikte yüksek notalara çıkıyormuşum gibi dinliyor. Utanmasa sahneye gül atacak.”
En son cümlesiyle arkadaşlarını güldürmüştü Melike. Nüktedan kişiliğini herkesin içinde yansıtamazdı. Samimi arkadaşlarının arasında en şakacı oydu.
“İlahi Melike! Nereden de aklına geliyor bu laflar?” dedi Ayşegül.
“Aman canım, ne yapayım?” dedi Melike. “Dertler beni boğacağına ben birazcık eğleneyim,” diye ekledi.
O sırada Gülsüm de lafa katıldı:
“Vallahi haklısın canım. Ben de benim adamı değiştiremiyorum. Benimki de senin yaşadıklarının birebir aynısı. Al birini vur ötekine, hiç sorma.”
“Ah, hepsi aynı,” dedi Melike. “Geçen gün ofisteki stajyer sordu: ‘Abla, evleneyim mi?’ dedi. ‘Ay kızım,’ dedim, ‘evlen tabii ki. Senin benden mutlu olmaya ne hakkın var?’”
Gülsüm elini Melike’nin omzuna uzattı. O sırada büyük bir kahkaha patlattı. Ayşegül ise uzaklara dalmıştı. Sonra gözlerini usulca masaya çevirdi:
“Kızlar, bir araya gelince böyle şakalar yapıyoruz da bu şekilde yaşamak çok yorucu değil mi?”
İlişkiler insanı yıpratmak için mi yaşanır? Oysa her ilişki umutlarla, hayallerle başlamaz mı? Birlikte yaşlanma düşüncesi olmaz mı? Aslında mesele çoğu zaman sevgisizlik değil, anlamlandıramamak. İnsanlar birbirlerinden ne kadar farklı… Tartışacak ne çok sebep buluyorlar. Tartıştıkça kalpler kırılıyor, eller birbirinden ayrılıyor. Ayrılmak kolaylaşıyor, birleşmek giderek zorlaşıyor.
Süreci kolaylaştırabilmenin yolu ise farklılıkları kabul etmekten geçiyor. Çünkü herkesin dünyayı algılama biçimi farklı, iletişim dili farklı, tepki verme şekli farklı. Bu farklılıklar bir kusur değil. Doğru yönetildiğinde büyük bir zenginlik.
Benim göremediğimi onun görmesi mesela… Onun fark etmediğini benim fark etmem… İşte ilişkiyi büyüten tam da bu. Sorun farklı olmamız değil, farklılığımızı tehdit gibi algılamamız. İyi ki de farklı; çünkü başkasının gördüğü şey, olayları başka bir gözle görmemizi sağlayabilir. Problemlere farklı bir çözüm yolu kazandırabilir.
Çoğumuz farklılıkları yönetemediği için ilişkilerde sürekli “Neden beni anlamıyor?” diye soruyoruz. Ama bunun yerine başka bir soru sormalıyız:
“Ben kendimi gerçekten anlaşılır ifade edebiliyor muyum?”
Çünkü bazen karşımızdakinden bilmediği bir dili konuşmasını bekliyoruz.
Belki de yapılması gereken şey basit. Farklılıkların yoran taraflarına odaklanmamak lazım. Karşımızdaki kişinin bizi tamamlayan yönlerini görmek gerek. Küçük iletişim kazalarını büyütmemek mesela… Niyet okumaya çalışmamak, her tartışmayı bir savaş alanı gibi görmemek. Bir öğrenme fırsatı saymak…
İlişkiler mükemmel olmak zorunda değil, yıpratıcı olmak zorunda da değil. Birbirimizi tamamen anlayamasak da, biraz daha duymayı başarabilirsek daha iyi olmaz mı? Böylece birçok şey değişebilir mi?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (60)
tamar yaramyan dedi ki
3 Şubat 2026Farklılıkların tehdit değil ilişkilerimizde bizi zenginleştiren unsurlar olduğunu anlatan bu kıymetli yazı için teşekkür ederim.
Bunun böyle olduğunu anlayana kadar ben de benden farklı olana gıcık kapardım.Farklılıkları nasıl yönetebileceğimizi de anlatan yazılar yazar mısınız?
Kaleminize sağlık. :)Çiğdem dedi ki
7 Eylül 2026Farklılıkları ,anlamaya çalışmak bile büyük bir başarı. Bazen etrafta sadece farklılıkları tektipe indirgemeye çalışanlar var.
Hatice nurcan dedi ki
3 Şubat 2026Çok muhteşem buluyorum başka başka zihin haritalarını. Ben rengi beğeniyorum başkası dokusunu, başkası uyumunu tek bir malzemeye bir çok zihnin düşüncesi değiyor :)
Selma Esra dedi ki
4 Nisan 2026Keşke böyle bakabilmek..o zaman herşey ne kadar kolaylaşır ve ne kadar eğlenceli olurdu:)
ÖZLEM S. dedi ki
7 Eylül 2026siz renk ve dokunuş dediniz bende sesi eklemek isterim. benim için ses ve tonlama da çok etkili oluyor.:))
Tuba dedi ki
3 Şubat 2026Herkes karşısındakini değiştirmek ister önemli olan nasıl bir bene sahip olduğumuz. İnsan bunu farkedince hayatı ilişkileri daha keyifli oluyor. Kaleminize sağlık 😊
HM dedi ki
3 Şubat 2026Baştaki diyaloglarda geçen konuları yaşamayan yoktur sanırım :) gercekten de bambaska diller konusuyoruz ve anlasmayi bekliyoruz. Biz bekledikce de aramiz aciliyor. Küslükler iliskiyi mahvediyor. Umarım ki bu kadar olgun bakabiliriz iliskilerimize :)
Ebru Karaoğlan dedi ki
3 Şubat 2026İnsanların farklı olduklarını kabul etmek, verdikleri tepkileri kişiselleştirmemek insanın kendine yapacağı çok güzel bir iyilik... Deneyin derim, hafifleyeceksiniz :)
tamar yaramyan dedi ki
3 Şubat 2026Tepkileri kişisel algılamamak bu kadar kolay olsaydı.... insanlar bu kadar tartışmazdı :)
Ebru Karaoğlan dedi ki
3 Şubat 2026Evet haklısınız Tamar hanım. Başarabilmek dileğiyle...
Aylin Çelik dedi ki
4 Nisan 2026Bir şeyin gerçek nedeni bilmek kadar konfor yok:)
Rumeysa Gökkaya dedi ki
9 Eylül 2026Umarım evimizde işimizde bir arkadaşımızla kafede konuşurken dahi uygularız:)
Özlem Sunarel dedi ki
3 Şubat 2026İnsanın bu farklılıkları fark ederek, tartışmaları azaltması çoğu zaman yıllarını alıyor.
Oysa hayat hızlıca geçip gidiyor.
Hayatımızdaki insanları, bizden farklı diye kaç kere değiştirebiliriz ki?Farklılıkları anlamak ve farklılıklara göre ortak bir dil geliştirmek insanı da çok geliştirecek bir şey.
Düşündüren güzel yazınız için teşekkürler.Rumeysa Gökkaya dedi ki
3 Şubat 2026Sevgisizlik değil. Anlayamamak... Ne vurucu bir cümle
Maya Muhamova dedi ki
5 Nisan 2026Katılıyorum, anlamak belki o konuda yanında olmak, desteklemek olabiliyor. Sevmek ise, o konuda uzaklaşmak ve desteksiz bırakmak olabiliyor...
ASU dedi ki
3 Şubat 2026Hani bir fotoğraf vardır ya adamın biri bir taraftan bakınca 6 rakamını diğer taraftan bakan 9 rakamını görüyor. Aynı onun gibi. Yan yana omuz omuza durduklarında aynı rakamı görebilirler. İfadelerimiz, anlatmaya çalıştıklarımız, anlaşılmamız aynı yöne baktığımızda nasıl da kolaylaşıyor
Selma Esra dedi ki
4 Nisan 2026👍
Filiz yücetepe dedi ki
3 Şubat 2026Farklılıklarımız çözüm çeşidi neden olmasın? Bazen kendimizi öyle karışık anlatıyoruz ki kendi anlattığımız içinde de kayboluyoruz. Hiçbir şey kişisel bir tepki değil esasında herkes kendini anlatmaya çalışıyor.☺️
Selma Esra dedi ki
3 Şubat 2026Farklılıklarımıza güzel bir açıyla bakılmış. Anlama/anlaşılma yaygın bir mesele olmasına rağmen sorunun kaynağını başka yerlerde arayan bizleri aydınlatan bir yazı olmuş. Ellerine sağlık yazanın...
Hülya Mizrap dedi ki
3 Şubat 2026Karşımızdakinin farklı olduğunu anladığımız an aslında sevimli gelmeye başlıyor kişiler. Farklı olduğunu anlamak bizlere konfor sağlıyor. Anlayınca çok şey değişiyor.
Aylin Çelik dedi ki
4 Şubat 2026Bir bilsek degiştirmek zor olan kısım...
Ama maalesef insan hep değiştime çabasında..Gerçek ise gerçekten tanımaktan geçiyor. Tanımadığın herşeye yabancı oluyor insan. Elinize emeginize sağlık..
Nesrin dedi ki
1 Ekim 2026Kabul etmek de daha kolay oluyor. Sanırım bunu yapabilmek için insanın kendisini ve karşısındakini tanıması gerekebilir.
Feride Didem dedi ki
3 Şubat 2026Anlaşıldığın ve anladığın o ilişki nasıl kurulur'u gayet iyi anlatan bir yazıydı. Teşekkürler
Tuba K. dedi ki
3 Şubat 2026İlişkiler neden bu kadar yıpratıcı olmak zorundaymış gibi düşünüyoruz? Sanki yaşanılan sorunların çözümü de çok karmaşık ve o nedenle ilişkilerdeki sorunlar çözülmüyormuş gibi.
Halbuki çözüm çok basit. Kişisel farklılıklarımız var ve bu farklılıklar anlaşıldığında, kabul edildiğinde, karşıdakini değiştirmemeye çalıştığında, çözüm de kendiliğinden geliyor.Rukiye karahanlı dedi ki
3 Şubat 2026Evet ilişkilerimiz mükemmel olmak zorunda değil ama yıpratıcı da olmaması lazım... Gerçekten öyle... Kaleminize sağlık.
Nihal Baki dedi ki
3 Şubat 2026Farklı farklı olsak da başka şeyler görsek de aynı gemide olabiliriz. Hele bir de uyumlandıysak… Zıtların ahengi sağlandıysa… O nasıl güzel bir yolculuk ☺️
Merve Topaloğlu dedi ki
4 Şubat 2026Zengin bir kahvaltı masada bir çok çeşit varken oluyor .
Bizi zenginleştiren bize iyi gelen şey farklı oluşumuz . Yeter ki onu yönetmeyi bilelim .Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki
4 Şubat 2026Dibimizdeki eşimiz çocuğumuz aslında kendimiz dengeye getirmek için verilmiş bir nimet değil mi
Oysa çok nankörüz neyden şikayet ettiğimizin farkında değilizDilek Aytemiz dedi ki
4 Şubat 2026İnsan anlaşılmadığını düşündüğünde direkt konuyu "Beni sevmiyor"a bağlıyor.
Oysa herkesin farklı yaratılış biçimleri var. Biz bu farklılıkların farkına vardığınızda kabulümüz artıyor. Amaaaan sıkıntı yok diyebiliyoruz.
Peki bu farklılıkları nasıl anlayabiliriz? İnsanı nasıl tanıyabiliriz?Fatma Zehra dedi ki
4 Şubat 2026Bir gün ormanda yürüyüş yaparken, ağaçların ve yapraklarının farklı olmasına rağmen yan yana olmaları dikkatimi çekmişti. Dedim ne güzel kimisi açık yeşil, kimisi koyu yeşil birbirinden farklı ağaçlar o güzel manazaranın bir parçası. Bizlerde birbirimizden farklıyız renklerimiz farklı. Farklılıklarımız bizi tamamlıyor. Yapbozun bir parçası gibi bir manzarayı tamamlıyoruz. Farklılıklar bizi zenginleştiriyor. Karşıdan kendi manzaramızı görmek nasip olsun. Kaleminize sağlık ✨
Yeşim Yenginol dedi ki
4 Şubat 2026Farklılıkları kabul edince, iletişim de ilişki de dengeye kavuşup huzurla ilerliyor. Gülümsetirken düşündüren, “asıl mesele duymak mı yoksa anlamak mı?” dedirten bir yazı olmuş.
Teşekkürler 🌸I. Gul dedi ki
8 Eylül 2026Bir adımla o kadar şey değişebilir ki... 😊
Esin Ersin dedi ki
4 Şubat 2026Farklı olanlarla uyumlu bir eşleşme nasılda güzel renklendiriyor hayatı🥰
Selma Yılmaz dedi ki
7 Eylül 2026Hem de nasıl :) Rengarenk bir hayatımız oldu çok şükür...
Zümrüt dedi ki
4 Şubat 2026Her insanın hayatta en çok istediği şey anlaşılmak. Fakat ilişkilerimizde bunu hep karşımızdakinden bekliyoruz. Oysa, onun anlayacağı dilden anlatmayı denediğimizde ilişkilerimizi yönetebilmek ne kadar da kolay olacak. “Ben” boyutunda değil, “sen” boyutunda olmak… 😌 Ne güzel anlatmışsınız, kaleminize sağlık 🌸
Refika Altuntaş dedi ki
5 Şubat 2026İnsanın en çok yaptığı şey insanlarla iletişim ve ilişki kurmak. Bu kadar sık tekrar ettiğimiz konuda ne kadar da az yöntem çeşitliliğine sahibiz. Oysa ki en usta olmaya ihtiyaç olan konu :)
Selma Yılmaz dedi ki
5 Şubat 2026Şakası güzel, gerçeği acı…
Ben de acı acı gülerdim zamanında. Ne zordu bir ilişkiyi yönetmek, götürebilmek…
İlişkiler zor görünsede farklılığı gördüğümüz anda kolaylaşıyor. Direnç göstermek yerine uyumlanmak, reddetmek yerine kabul etmek ilişkiyi rahatlatıyor.
Ama bunu yapabilmek için de strateji gerekiyor. İyi ki bu öğretiyi aldım; zihnime, kalbime, hayatıma…Kıvılcım Özsaraç dedi ki
8 Şubat 2026Farklılıklarımız zenginliğimiz. Ama bunu anlamak için veya bunun farkındalığını sahip olmak için hayata doğru pencereden bakabilmek gerekiyor. Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık
Ceren Özer dedi ki
9 Şubat 2026Birileri tarafından anlaşıldığını hissetmek gibisi yok. Biz böyle düşünüyorken karşımızdaki insanın da böyle düşündüğünü unutuyoruz bazen. Taraflardan biri anlayabilse ilişki belki de boyut değiştirecek.
O zaman ilk anlayan kazanır :)Havva Çelenk dedi ki
11 Şubat 2026"Neden beni anlamıyor" çok güzel cevap bulmuş. Mesele farklılıklara odaklanıp farklılıkları yönetebilmek. Emeğinize sağlık.
Refika dedi ki
4 Nisan 2026Bide anlaşılmaktan çok anlamaya yoğunlaşsak ne güzel olur 🥲
Yağmur dedi ki
17 Şubat 2026"Neden beni kimse anlamıyor" hissinin çözümü kendimizi hangi kalitede anlattığımızla da ilgiliymiş meğer...
İnsan 3 yaşındaki kuzenine anlattığı gibi, üniversitedeki hocasına kendini anlatamaz bu çok açık...
Peki en yakınlarımızın bile her birinin anlama dili farklıysa ve ona uygun bir anlatma tarzımız olursa ilişkilerimiz nasıl güzelleşir hiç düşündük mü?
Emeğinize sağlık...B.G. dedi ki
20 Şubat 2026İnsan farklı olanı neden tehdit gibi algılıyor? Çünkü herkes kendinden yana. Kendi isteklerine muhalif biri var gibi düşünüyor.Oysa farklı insanlar iletişimde bir avantaj, sizin de dediğiniz gibi benim düşünemediğimi o düşünür, benim anlayamadığımı o anlar, benim yapamadığımı o yapar. Dolayısıyla birbirimizi tamamlarız.
Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki
25 Şubat 2026Gerçekten çok güzel bir noktaya değinmişsiniz. Kaleminize sağlık…
İlişkileri yoran şey farklılıklarımızı kabul etmeyişimiz, onları tehdit gibi görmemiz. Oysa hepimiz aynı olmak zorunda değiliz. Biz tamamlayıcı olmak için yan yanayız. Anlaşılmak istiyorsak, önce anlaşılır olmalıyız. Aslında “Herkes beni anlasın” demeden önce “Ben kendimi ne kadar anlaşılır anlatıyorum?” diye sormak gerekir. Belki de birçok kırgınlığın anahtarı da burada gizli…Berra dedi ki
28 Şubat 2026Farklılıkları fark ettirdiğiniz için teşekkür ederim
Nesibe Sevilay Bovatekin dedi ki
4 Nisan 2026Anlamak ve anlaşılmak için direnmekten vazgeçse her şeye sorun gibi bakmaktan vazgeçse insan daha kolay olacak
Esin E. dedi ki
7 Eylül 2026Farklılık yerine benzerlikleri görmeye çabalasa öncelikle daha da kolaylaşır sanki herşey.
Filiz yücetepe dedi ki
4 Nisan 2026Farklılıkları fark etmek sanki karşı cephe ile barış imzalamak gibi 😊Çünkü insan bir şeyi anladığında o zaman uyumlanması kabul etmesi kolay oluyor. O zaman artık yorulmuyorsun. Ilişkilerde yaşadıklarımız ne güzel kaleme alınmış Yazı için teşekkürler⚘️
Refika dedi ki
4 Nisan 2026Mükemmel bir ilişki yaşayamayız ama bir kez geldiğimiz şu hayatta en yakınımızdaki insanlarlarla ufak meselelerden didişerek zamanı geçirmeye de gerek yok… insan karşındakinin kendisinden beklentisini fark edebilmeli. Ne yazık ki önce benim beklentim fark edilsin istiyoruz
Maya Muhamova dedi ki
5 Nisan 2026Hani klişe bir cümle vardır, "Beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın"... İnsan kendini bile anlayamazken karşısındaki insandan kolaylıkla şikayet eder. Oysa şikayet değil kabul ve çözümcü olmaya yaklaşsa aslında karşısındaki insan belki de eksiğini tamamlamaya geldiğini farkedebilir...
Selma Yılmaz dedi ki
7 Eylül 2026Anlaşılmak için önce anlayabildiğimiz bir süreçte olalım inşallah...
ÖZLEM S. dedi ki
7 Eylül 2026Anlaşılmamak ve anlamamak !! Bütün tartışmaların kaynağı.... Anlamak ve anlaşılmak içinde önce tanımak gerekiyor .
teşekkürlerHülya Mizrap dedi ki
7 Eylül 2026Anlamak kadar doğruyu anlatabilmek de kıymetli. Farlılığımız bize iyi gelen ve bizi kıymetlendiren…
Fatma Zehra Kümtaş dedi ki
7 Eylül 2026“Ben kendimi gerçekten anlaşılır ifade edebiliyor muyum?”
İlişkilerimde bu soruyu kendime hatırlatmayı diliyorum.Filiz yücetepe dedi ki
8 Eylül 2026Insan yaşarken sanıyor ki sadece kendisinde bu sorunlar anlayamama
anlatamama
Oysa o kadar çok ki kah ailemizde kah çevremizde olsun günlük hayatın içinde yaşarken bazen harmanlıyoruz bazen de nasıl oldu anlatamam Nasıl olur da anlaşılmam Oysa nasıl da Özen göstermiştim diyoruz öyle demek de istememiştim ne çok karşılaşıyoruz . Işte Tam da bunu anlatan çok güzel bir yazı olmuş
Peki nasıl aşacağız bunları? Bunun için bir kaç güzel öneri gelmiş bizeKıvılcım Özsaraç dedi ki
2 Ekim 2026Önce farklılığı kabul edeceğiZ...
Rümeysaaa dedi ki
10 Eylül 2026Her cümlenin de bir duygusu var. Sinirli şaşkın korkmuş... ayni cümleyi çeşitli duygu durumlariyla söyleyebilirsin. Ayni cümlelerin bile faklı anlama geldiği bu hayatta kendini doğru ifade etmek gerçekten çok önemli. Kaleminize sağlık. Bu arada bir tık travmalarim canlanmış olabilir :)
Rümeysaaa dedi ki
10 Eylül 2026Her cümlenin de bir duygusu var. Sinirli şaşkın korkmuş... ayni cümleyi çeşitli duygu durumlariyla söyleyebilirsin. Ayni cümlelerin bile faklı anlama geldiği bu hayatta kendini doğru ifade etmek gerçekten çok önemli. Kaleminize sağlık. Bu arada bir tık travmalarim canlanmış olabilir :)
Nesrin dedi ki
1 Ekim 2026Zıtlıklar dezavantaj değil avantajdır aslında. Karşımızdakinin farklılığı bize zenginlik olabilir, doğru okuyabilirsek
Kıvılcım Özsaraç dedi ki
2 Ekim 2026Geeçektende farklılıklarımız zenginliğimiz. Keşke nasıl gelişebiliriz diye bakabilsek
